05 Ekim 2005 Çarşamba 00:00
302 Okunma
Adetullah (İlahi Kanunlar) daki İstisnaların Hikmeti
Cemâdâttan sonra nebatat gelir. Bunların su, hava ve güneş gibi birtakım ihtiyaçları vardır. Cemâdâttan daha mütekamildirler. Toprağı emip aldıkları birtakım kimyevî maddeleri, ilâhî tayinle terkib edip rengarenk çiçekler, yapraklar ve meyveler vücuda getirirler. ~|~ Sonra hayvanat gelir. Bunların hayatî fonksiyonları nebatattan daha mütekamildir. Bundan dolayı ihtiyaçları çoğalmıştır.
İnsanın ise, zevalde de kemalde de ufku daha geniştir. Bu, onun îman teklifine muhatab olmasının tabiî bir neticesidir. Gerçekten insanı benlik, hayalat, havatır, dünyevî ihtiraslar, devamlı gaflete sevk eder. Nitekim Hacc sûresi âyet 18'de buyurulur:
"Görmez misin ki, göklerde ve yerlerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların bir çoğu Allah'a secde ediyor!"
Bu âyet-i kerîme, yukarıda geçen dört sınıfın halini durumlarına göre tavsif ediyor.
Demek ki canlıdan cansıza bütün alem, ilâhî bir tanzîme tabidir. O derecede ki, peygamberler bile, ancak kendilerine bahşedilen ilâhî tasarruf kadar gaybe muttali olabilirler. Şeyh Sadî Gülistanı'nda der ki:
"Bir kişi Hz.. Ya'kûb'a:
"Ey kalbi münevver, akıllı peygamber! Yusuf'un gömleğinin kokusunu Mısır'dan gelirken duydun da, neden yanıbaşındaki kuyuya atılırken onu görmedin?" der.
Yakup (a.s) cevaben:
"Bizim bu hususta nail olduğumuz ilâhî nasîb, çakan şimşekler...
. Bundan dolayı gerçekler, bize bazan ayan olur, bazan kapanır" buyurur.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100