Bu haber kez okundu.

ALİ KUŞÇU
Uzun Hasan, Osmanlı Devletiyle barış görüşmelerini yürütmek üzere Ali Kuşçu'yu Fatih'e elçi olarak göndermişti. Bu vesileyle Ali Kuşçu'yu yakinen tanıyan ilme âşık idareci, Ali Kuşçu'dan İstanbul'da kalmasını istemiştir. Bu teklif karşısında Ali Kuşçu'nun davranışı tam ilmiyle âmil bir kişiye yakışacak tarzdadır. Ali Kuşçu Padişahın bu teklifini şeref vesilesi bildiğini ve memnuniyetle kabul ettiğini bildirmiş, ancak İstanbul'a bir vazifeyle geldiğini ve bu vazifeyi tamamlayacağına dair Uzun Hasan'a söz verdiğini bu yüzden üzerine aldığı elçilik vazifesini yerine getirip, görüşmelerin neticesini Uzun Hasan'a bildirdikten sonra aliesini de alarak İstanbul'a geleceğini söylemiştir.Fatihle görüştükten sonra Tebriz'e dönen Ali Kuşçu, Ailesini de alarak İstanbul'a doğru yola çıkmıştır. Fatih, Ali Kuşçu'ya İstanbul'a gelinceye kadar, şimdiki değer ölçüsüyle bir servet olan günlük bin akça harcama tahsis etmiştir. Ayrıca Ali Kuşçu OsmanlıAkkoyunlu hududunda büyük bir merasimle karşılanmış ve İstanbul'a getirilmiştir. Bu durum, devre hakim zihniyeti gösteren müşahhas bir misaldir...

İstanbul'a gelen Ali Kuşçu devrin en büyük ve yüksek tahsil müessesesi olan Ayasofya Medresesine günde iki yüz akça ile müderris tayin edilmiştir. Medresede kelam, dilbilgisi, riyaziye ve heyet (Astronomi) dersleri veren Ali Kuşçu bir taraftan da eserler yazmağa devam etmiştir.

Ali Kuşçu'nun devrinde İstanbul medreselerinde matematik ve astronomi çok gelişmiştir. Verdiği eserler uzun müddet medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur. Başlıca eserleri şunlardır: Risalei fı'1Hisab (Matematiğe dair bir eser), "RisaletülMuhammediye" (Peygamber Efendimizin Nübüvvetine dair yazılmış bir eser. Bu eseri Fatih'e takdim etmiştir.), Risaletül Fi'1 Hey'et (Astronomiye dair farsça kaleme aldığı bu eseri, Otlukbeli zaferi günü tamamladığından esere "Risaletül Fethiye" ismini vererek Fatih'e takdim etmiştir.), Mahbubül Hamail Fi Keşfil Mesâil (Meselelerin keşfinde tılsımların en makbulü adlı ansiklopedik bir eser), UnkudüzZevahir Fi NazmülCevahir (Mücevherlerin dizilmesinde görülen salkm)

Ali Kuşçu bu eserlerinden başka; yukarıda bahsettiğimiz gibi Nasırüddin Tusi'nin eseriyle, Kadı Adudiddin'in "Risalei Adudiye" isimli eserine de şerh yapmıştır. İlme hizmet eden bu değerli Âlimimiz 1474 yılında İstanbul'da vefat etmiştir. Mezarı Eyüb SultanCamii haziresindedir...

~|~
Anahtar Kelimeler:
ali kuşçu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100