24 Haziran 2014 Salı 00:01
922 Okunma
‘Ali ve arkadaşları hak üzeredir’
İbn Abbâs Resûlullah'tan (s.a.a.) Hz. Ali'ye (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ya Ali, senin taraftarlarındır Kıyâmet günü kurtuluşa erenler; kim onlardan bir tanesine hakaret ederse, sana hakaret etmiştir ve kim sana hakaret ederse, Bana hakaret etmiş sayılır; böyle bir kimseyi de Allah ebedi olarak kalmak üzere (cehennem) ateşine sokacaktır, ne de kötü bir dönüş yeridir! Ya Ali, sen Bendensin, Ben de senden; senin ruhun, Benim ruhumdan ve senin tıynetin, Benim tıynetimdendir. Senin taraftarların bizim tıynetimizin artanından yaratılmışlardır. O hâlde, kim onları severse, bizi sevmiştir; kim de onlara buğzederse, bize buğzetmiştir; kim onlara düşman olursa, bize düşman olmuştur ve kim onlara muhabbet beslerse, bize muhabbet beslemiştir. Ya Ali, senin taraftarlarının günahları ve kusurları affedilir. Ya Ali, Ben, yarın 'Makam-ı Mahmûd'da durduğum zaman, senin taraftarlarının şefâatçisi olacağım; bunu onlara müjdele. Ya Ali, senin taraftarın, Allah'ın taraftarıdır ve sana yardım edenler, Allah'a yardım edenlerdir; senin dostların, Allah'ın dostlarıdır ve senin hizbin, Allah'ın hizbidir. Ya Ali, senin velâyetini kabul eden, saadete kavuşur ve sana düşmanlık besleyen bedbaht olur. Ya Ali, cennette senin için bir hazine vardır; sen cennetin Zülkarneyn'isin. Hamd alemlerin Rabb'ine mahsustur. Allah'ın salâtı, yaratıklarının en üstünü olan Muhammed'e ve O'nun tertemiz, seçkin ve seçilmiş Ehl-i Beyt'ine olsun." (El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.23; Bişâretü'l-Mustafâ, s.18).
Câbir b. Yezid, İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s), babaları kanalıyla, Resûlullah'ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Cennet, Ben girmeden önce, peygamberlere haramdır ve biz Ehl-i Beyt'in taraftarları girmeden önce diğer milletlere haramdır." (El-Emâlî, Şeyh Müfîd, s.74).
Ebû Akîl, diyor ki: "Biz, Emirü'l-Müminin Ali b. Ebî Tâlib'in (a.s.) yanında olduğumuz bir sırada, şöyle buyurdu: Bu ümmet, yetmiş üç fırkaya bölünecektir. Canımı elinde tutana and olsun ki, fırkaların hepsi yollarını şaşmışlardır; bana uyan ve benim taraftarlarımdan olanlar hariç." (Bihârü'l-Envâr, c.48, s.11).
Yine Emirü'l-Müminin'den (a.s.) şöyle nakledilmiştir: "Bu ümmet, yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan yetmiş ikisi ateşte ve bir tanesi cennette olacaktır. Allah-u Teâlâ onların hakkında şöyle buyurmaktadır: 'Yarattıklarımızdan, daima hakka ileten ve adaleti hak ile yerine getiren bir topluluk bulunur.' (A'râf, 181). Onlar ise ben ve taraftarlarımdır." (İhkâkü'l-Hak, c.3, s.415).
Hz. Ali (a.s.), Resûlullah'a (s.a.a.) şöyle arz etti: "Ya Resûlallah, 'Fırkay-ı Nâciye' (kurtuluş ehli olan fırka) kimlerdir?" Allah Resulü (s.a.a.) şöyle cevap verdiler: "Senin ve arkadaşlarının üzerinde oldukları şeye sarılanlardır." (İhkâkü'l-Hak, c.7, s.185).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Ümmetim arasında parçalanma ve ihtilaf olacaktır. O zaman bu (Ali) ve arkadaşları hak üzere olacaklardır." (İhkâkü'l-Hak, c.5, s.635).
Senetli bir şekilde, Hz. Ali'den (a.s) şöyle nakledilmiştir: "Kıyâmet günü olduğunda insanlar, annelerinin isimleriyle çağırılacaklardır; benim taraftarlarım ve beni sevenler hariç. Onlar kendi isimleriyle çağırılacaklardır; temiz bir doğuma sahip oldukları için." (El-Fusûlü'l-Muhimme, s.145). İmam Cafer-i Sâdık'tan (a.s.) şu şekilde nakledilmiştir: "Kıyâmet günü olduğunda, yaratıkların hepsi, annelerinin isimleriyle çağırılacaklardır; biz ve taraftarlarımız hariç. Zira bizim aramızda gayri meşru bir durum yoktur." (Fezâilü'ş-Şîa, s.58).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100