01 Haziran 2014 Pazar 12:16
864 Okunma
Ali’den ayrılan, Allah’tan ayrılmıştır
Muhammed b. Ebî Ümeyr, Süleymân b. Mihrân’dan, o da İmam Ca’fer-i Sâdık’tan, o da babalarından, Resûlullah’ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu nakletmektedir: “Ya Ali, sen Benim kardeşimsin, Ben de senin kardeşin. Ya Ali, sen Bendensin, Ben de sendenim. Ya Ali, sen Benim vasîm, halifem ve Allah’ın, ümmetime hüccetisin; hiç şüphesiz seni seven, saadete kavuşur ve sana düşman olan, bedbaht olur.” (İsbâtü’l-Hüdât, c.2, s.62; Bihârü’l-Envâr, c.38, s.102).
Selmân-ı Fârisî, Resûlullah’tan (s.a.a.) şöyle duyduğunu nakletmiştir: “Şüphesiz, Benim vasîm, halifem ve kendimden sonraya bıraktıklarımın en iyisi, Ali b. Ebî Tâlib’dir; vaadimi yerine getirecek ve borcumu eda edecektir.” (Bihârü’l-Envâr, c.38, s.1).
Selmân-ı Fârisî’nin Resûlullah’tan (s.a.a.) bir nakli ise şöyledir: “Ali b. Ebî Tâlib, Kendimden sonraya bıraktıklarımın en hayırlısıdır.” (Keşfü’l-Yakîn, s.291; Bihârü’l-Envâr, c.38, s.11; Keşfü’l-Ğumme, c.1, s.156; İsbâtü’l-Hüdât, c.2, s.211).
Hz. Ebubekir, Resûlullah’tan (s.a.a.) şu hadisi nakletmiştir: “Ali, Kendimden sonraya bıraktıklarımın en iyisidir; ona itaat eden, Bana itaat etmiştir ve ona karşı gelen, Bana karşı gelmiştir.” (İsbâtü’l-Hüdât, c.2, s.41).
Senetli bir hadiste, İbn Abbâs’tan şöyle nakledilmiştir: “Allah Resulü (s.a.a.) bir gün Kuba Mescidi’nde, Ensâr’ın da yanında toplandığı bir sırada, Hz. Ali’ye (a.s.) hitaben, şöyle buyurdu: Ya Ali, sen Benim kardeşimsin, Ben de senin kardeşin. Ya Ali, sen Benim vasîm, halifem ve Benden sonra ümmetimin imamısın; kim seni severse, Allah’ı sevmiştir ve kim sana düşman olursa, Allah’a düşman olmuştur; sana buğzeden, Allah’a buğzetmiştir; sana yardım eden, Allah’a yardım etmiştir ve seni yalnız bırakıp senden ayrılan, Allah’tan ayrılmıştır…” (El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.288).
Câbir’den nakledilen bir hadiste, Allah Resulü (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: “Cebrâîl Bana gelerek, dedi ki ‘Ya Muhammed, Rabb’in sana buyuruyor ki, şüphesiz Ali b. Ebî Tâlib, senin vasîn ve ehline ve ümmetine halifendir.” (İsbâtü’l-Hüdât, c.2, s.162).
Selmân-ı Fârisî diyor ki: “Ben, vefat edeceği sırada, Allah Resûlü’nün (s.a.a.) yanına gitmiştim. Bir ara Allah Resûlü (s.a.a.) şöyle buyurdu: Ali b. Ebî Tâlib, Kendimden sonraya bıraktıklarımın en faziletlisidir.” (Bihârü’l-Envâr, c.38, s.16).
Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: “Ali, Kendimden sonraya bıraktıklarımın en hayırlısıdır.” (Keşfü’l-Yakîn, s.292).
İmam Ca’fer-i Sâdık (a.s.), babaları kanalıyla, Resûlullah’ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Ali b. Ebî Tâlib, Benim vasîm, vârisim ve halifemdir.” (İsbâtü’l-Hüdât, c.2, s.162).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100