10 Temmuz 2015 Cuma 05:08
1092 Okunma
Allah, cisimle ve suretle vasfedilemez

Muhammed b. Hâkim şöyle rivayet etmiştir:
Ebu İbrahim (Musa b. Ca’fer aleyhisselâm)’a Hişam b. Salim el-Cevalikî’nin sözlerini anlattım ve Hişam b. Hakem’in, “Allah cisimdir” dediğini söyledim.
Buyurdu ki: “Allah Teâlâ, hiçbir şeye benzemez. Varlıkların yaratıcısını cisimle, suretle, yaratılmışlıkla, sınırlılıkla ve organlarla vasfetmekten daha çirkin ve daha iğrenç bir davranış var mıdır? Allah, bu tür asılsız yakıştırmalardan yücedir, münezzehtir, uludur.”
Ali b. Muhammed merfu olarak Muhammed b. Farac er-Ruhhacî’den şöyle rivayet etmiştir:
Ebu’l-Hasan (Musa b. Ca’fer aleyhisselâm)’a Hişam b. Hakem’in, “Allah cisimdir” ve Hişam b. Sâlim’in, “O surettir” şeklindeki görüşleriyle ilgili bir mektup yazdım.
Bana şu cevabı yazdı: “Şaşkınların şaşkınlığından uzak dur ve şeytandan Allah’a sığın. Hişam’ların dedikleri doğru değildir.”
Muhammed b. Ziyad şöyle rivayet etmiştir:       
Yunus b. Zabyan’ın şöyle dediğini duydum:
Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık aleyhisselâm)’ın yanına gittim ve dedim ki: “Hişam b. Hakem büyük laflar ediyor. Ben bunlardan bazısını sana özetleyeceğim. Allah’ın cisim olduğunu iddia ediyor. Bunu da şu şekilde gerekçelendiriyor: Varlıklar, cisim ve cismin fiili olmak üzere iki kısma ayrılır. Yaratıcının fiil mahiyetinde tasavvur edilmesi caiz değildir ama fail anlamında tasavvur edilebilir.”
Bunun üzerine Ebu Abdullah (aleyhisselâm) dedi ki: “Yazıklar olsun ona! Cismin sınırlı, sonlu ve suretin sınırlı ve sonlu olduğunu bilmiyor mu? Allah için sınırlılık ihtimali olduğu zaman artma ve eksilme ihtimali de olur. Artması ve eksilmesi muhtemel olduğu zaman bu, O’nun yaratılmış olduğu anlamına gelir.”    
Dedim ki: “Peki, ne diyeyim?”
Dedi ki: “Allah ne cisimdir, ne surettir. Cisimlerin şekillendiricisi, suretlerin biçimlendiricisidir. Bölünmezdir, sonsuzdur. Artmaz ve eksilmez. Eğer dedikleri gibi olsaydı yaratanla yaratılan arasında, inşa edenle inşa edilen arasında bir fark olmazdı. Fakat Allah varlıkları inşa edip ortaya çıkarandır. Cisim verdiği, suret öngördüğü ve inşa edip ortaya çıkardığı varlıkları birbirinden ayırmıştır. Hiçbir şey O’na benzemediğine göre O da hiçbir şeye benzemez.”
Hasan b. Abdurrahman el-Himmanî şöyle rivayet etmiştir:
Ebu’l-Hasan Musa b. Ca’fer (aleyhisselâm)’a dedim ki: “Hişam b. Hakem şöyle iddia ediyor: Allah, hiçbir şeye benzemeyen bir cisimdir, bilendir, işitendir, görendir, kudret sahibidir, konuşandır, söz söyleyendir. Kelâm, kudret ve ilim nitelikleri, aynı mahiyeti arz etmektedirler. Bunlardan hiçbiri mahlûk değildir.”
İmam buyurdu ki: “Allah onun canını alsın! Cismin sınırlı, kelâmın da konuşandan ayrı olduğunu bilmez mi? Böyle bir sözü söylemekten Allah’a sığınırım. Böyle bir iddiadan berî olduğumu ilân ediyorum. Allah ne cisimdir, ne surettir. O, sınırlandırılmaktan münezzehtir. O’nun dışında her şey mahlûktur. Varlıklar, kelâmsız, nefes alıp vermesiz ve dil ile konuşmasız O’nun iradesiyle olmuşlardır.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100