Bu haber kez okundu.

Allah sözünde doğru konuşandır
39. İLKE
Önceki bölümde Allah’ın kelamı iki şekilde yorumlandı ve ikinci yorumun birincisinden daha geniş olduğu anlaşıldı. Ayrıca Allah’ın kelamının kadim değil, hadis olduğu ispatlanmış oldu. Çünkü O’nun kelamı O’nun fiilidir ve doğal olarak Allah’ın fiili hadistir ve sonuçta “kelam” da hadistir.
Allah’ın kelamı hadis olmasına rağmen, edep kurallarını gözetmek ve yine yanlış anlaşılmaması için Allah’ın kelamına “mahlûk=yaratılmış” demiyoruz; çünkü bu durumda onu “uydurulmuş” ve “yapmacık” olarak tefsir edebilirler. Aksi durumda, eğer bu durum söz konusu olmasaydı, Allah dışındaki her şey O’nun mahlûku ve yaratığıdır.
Süleyman b. Câfer Câferî şöyle diyor: “Yedinci İmam Musa b. Câfer’e (a.s.) “Kur’an mahlûk mudur?” diye sorduğumda, İmam (a.s.), “Ben, Kur’an Allah’ın kelamıdır, diyorum” buyurmuştur.” (Tevhid-i Saduk, s. 223, el-Kur’an-u mâ hu bâbı, 2. Hadis).
Burada şu noktayı da açıklamak zorundayız: Üçüncü asrın başlarında, Hicrî Kamerî 212 yılında, Müslümanlar arasında Kur’an-ı Kerim’in kadim mi, yoksa hadis mi olduğu hususunda bir tartışma ortaya çıktı. Bu konu Müslümanlar arasında şiddetli bir ihtilaf ve ikiliğe neden oldu. Oysa Kur’an-ı Kerim’in kadim olduğundan yana olanlar, iddialarını ispatlamak için doğru dürüst bir izah getiremiyorlardı. Çünkü bazı ihtimallere göre Kur’an-ı Kerim kesinlikle hadis ve bazı ihtimallere göre de kadimdir.
Eğer maksat, Kur’an-ı Kerim kitabı ve Kur’an-ı Kerim’in okunan kelimeleri ise veya Cibril-i Emin’in Allah Teâlâ’dan alıp Hz. Resûlullah’ın (s.a.a.) kalbine indirdiği kelimeler ise, kesinlikle bunların tümü hadistir. Yine, eğer maksat, bir bölümünü peygamberlerin kıssalarının ve Hz. Resul-i Ekrem’in (s.a.a.) gazvelerinin oluşturduğu anlam ve mefhumlarsa, bunları da kadim bilemeyiz.
Ve nihayet eğer maksat, Allah Teâlâ’nın lafız ve mânâ açısından Kur’an-ı Kerim hakkındaki ilmiyse, kesinlikle Allah Teâlâ’nın ilmi kadim ve O’nun zâtî sıfatlarındandır; fakat ilim kelamdan ayrıdır.
40. İLKE:
Allah Teâlâ’nın sıfatlarından biri de “sıdk=doğruluk”tur; yani, Allah sözünde doğru konuşandır ve O’nun sözünde yalan söz konusu olamaz.
Bunun da delili açıktır; çünkü yalan cahillerin, muhtaçların, âcizlerin ve korkakların tarzıdır. Oysa, Allah tüm bunlardan münezzehtir. Başka bir tâbirle, yalancılık çirkindir ve Allah Teâlâ ise çirkin işten münezzehtir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100