Bu haber kez okundu.

‘Allah’a muhtaç olanların kapısı’
Abbâsî Halifesi Me’mun onu şu yönü ile anlatıyordu:
“Çok ibâdet etmekten adeta bitkin düşmüştü. Çok secde etmekten dolayı, yüzünde ve burnunda apaçık izler meydana gelmişti.” (Uyûn-i Ahbâri’r-Rızâ, c. 1, s. 88, hadis 11).
Kemâluddin Muhammed b. Talha eş-Şafii şöyle anlatır: “O çok değerli bir İmam’dır. Önemli bir şahsiyettir. Büyük bir müctehiddir. Sürekli cehd ederdi. İbâdeti ile meşhurdu. Durmadan Allah’a ibâdet ederdi. Keramet sahibi olmakla şöhret bulmuştu. Geceleri secde ve kıyam hâlinde geçirirdi. Gündüzlerini de sadaka dağıtmak ve oruç tutmakla tamamlardı. Çok ibâdet ettiği için ‘el-bâbu’l-havâic illallah/Allah’a muhtaç olanların kapısı’ adını vermişlerdi. Çünkü onu vesile ederek dua edenler, Yüce Allah’tan istediklerine kavuşurlardı.” (Metâlibu’s-Suul, s. 83).
İmam Kâzım’ın, vaktinin çoğunu namaz ibâdeti ile geçirdiği bilinmektedir. Gece başlayan nâfile namazlar, sabah namazına kadar devam ederdi.
Zevâl vaktinden öğlen ezanı okunana kadar süren uzun secdeleri de anlatılmaktadır.
İmam Mûsâ Kâzım (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Kim, kâmil bir abdest alıp, taranır ve güzel koku sürerek, vakarla acele etmeksizin, Müslümanların topluluğuna özenerek namaz kılınan bir yere doğru ilerlerse, attığı her adım için hanesine bir hasene yazılır; bir günahı silinir ve bir derecesi yükseltilir. Mescide girip de imamla birlikte namaza başladığında ise, imam selâm vermeden önce, onun Allah tarafından bağışlanması ve Cennetlik olması kesinleşir.” (Câmiu’l-Ehadis, Şia, c. 6, s. 387).
Namaz esnasında bütün dikkatin bu ibâdete verilmesini tavsiye buyuran İmam, “Kaç rekât namaz kıldığını bilmiyorsan ve bir tarafa zan da edemiyorsan, namazı tekrar kılmalısın” buyurur. (Furuu’l-Kâfî, c. 3, s. 358).
Hişam b. Hakem, İmam Mûsâ Kâzım’a şöyle sordum, der: “Neden namaza başlarken yedi tekbir getirmek faziletlidir?” 
İmam buyurdular ki: “Ey Hişam! Allah, yedi gök ve yedi yer yaratmıştır. Hicablar da yedi tanedir. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve âlihi) Mi’rac’a götürülüp de, iki ok yayı arası veya daha yakın bir makama getirildiğinde önüne Allah’ın hicablarından bir hicab dikildi. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve âlihi) tekbir getirdi ve namazın başında okunan kelimelerden okumaya başladı. İkinci hicab dikildiğinde de yine Allah Resûlü tekbir getirdi. Böylece yedi hicaba ulaşıncaya kadar devam etti. Namazın başlangıcında yedi tekbir getirmenin sebebi budur işte.” 
İbrahim b. Abdulhamid diyor ki: “İmam Mûsâ Kâzım’ın namaz kıldığı odaya gittim. Odada hurma yaprağından yapılan bir sepet, asılmış bir kılıç ve Kur’an’dan başka bir şey yoktu.” (Kurbu’l-Esnad, s. 310, hadis 1208).
Bu hâli fakirlikten kaynaklanmıyordu. Ülkenin her yanından sevenleri ona para gönderiyordu. Bu hâl, dünyaya meyletmemiş bir mü’minin Allah’ın huzurundaki hâlidir.
Sâduk diyor ki: “İmam Mûsâ bin Ca’fer (a.s.) kendisini, perşembe gününden, cuma gününün ibâdeti için hazırlıyordu.” 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100