Bu haber kez okundu.

Ashabın Peygamber sevgisi
Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:  "Beni gören veya beni göreni gören Müslüman'a ateş değmeyecektir" (Tirmizi, Menakıb (3857). ~|~

 


Ashab ve ashaba tâbi olmak ne demek, bundan daha güzel nasıl anlatılabilir ki? Acaba bu yüce mertebeye ulaşmak, sadece Müslüman olarak Hz. Muhammed'e (as) bakmakla mı, yoksa O'nun bir anlık nazarına/bakışına mahzar olmakla mı elde ediliyor?
Bu nasıl bir bakıştır ki, değdiği yere ateş değmiyor.
Dahası, o kutlu nazara mazhar olanın nazar ettiğini de ateş yakamıyor.
Ashabın peygamber sevgisini layıkıyla ne anlamamız ne de anlatmamız mümkündür.
Şu da bir gerçektir ki, daha sonraki çağlarda yaşayanların peygamber sevgisi ne kadar yüce görünürse görünsün, bu sevgi hiçbir zaman ashabın sevgisine denk olamaz. Çünkü ashab?ı kiram, O'na (as) duyduğu o tarifi zor sevginin samimiyet testinden her seferinde yüzünün akıyla çıkmıştır.
"Anam?babam, malım?canım Sana fedâ olsun ey Allah'ın resûlü!" sözü sadece söz olarak kalmamış, gerektiği anda ashab?ı kiran bu değerlerini O'nun (as) için gözünü kırpmadan fedâ etmiştir. İki kere yaşanan hicret bunun en güzel iki örneği değil midir? Buna eklenecek onlarca misal var asr?ı saadette.
Ka'b kızı Nesîbe (r.anha) Müslümanlarla birlikte Uhud savaşına iştirak etmişti. Kendi elleriyle hazırladığı kaplarla Müslüman yaralılara su taşıyorken Müslümanların bozguna uğradıklarını gördü. Derhal resulüllah'ın yanına koşup atılan ok ve taşlara kendini siper etti. Bu esnada atılan ok ve taşlardan on iki yerinden yaralandı.
O'nun bu örnek halini takdir eden Allah resulü şöyle buyurdular:
"Bugün Nesîbe, falan ve filan kahramanları geçmiştir."
Ashabdan Peygambeimizin azatlısı Hazret?i Sevban (ra), bir sohbeti esnasında Resulüllah'a pek derin ve dalgın surette bakıyordu. Yüzüne akseden içindeki hüzünlü hal resulüllahın dikkatini çekimişti.

Resulüllah merhametle sordular:
?Yâ Sevbân nedir bu halin?
Resulüllaha olan o tarifi imkansız sevdanın coşkusuyla şöyle cevap verdi Hazret?i Sevbân:
?Anam babam ve canım Sana fedâ olsun Ey Allah'ın resulü! Senin hasretin beni öyle yakıp kavurmaktadır ki, nurundan ayrı geçirdiğim her an beni ayrı bir ayrılık ateşi ile yakıp kavuruyor. Dünyada böyle olursa ya ahrette nasıl olacak diye dertleniyorum. Orada siz peygamberlerle beraber olacaksınız. Benim ise nerede ve ne olacağım belli değil. Üstelik cennete giremezsem sizi görmekten tamamen mahrum kalacağım. Bu hal beni yakıp kavuruyor Ey Allah'ın resulü.
Sevban (ra) gibi aynı sevdayla yanıp kavrulan diğer ashabın da gönlünü ferahlatacak şu müjdeyi verir Allah resulü:
?Kişi sevdiğiyle beraberdir.
Resulüllahsız bir dünyayı zindandan farksız gören sahabi O'nun irtihalinden sonra O'na sevdalı o gözleriyle başka hiçbir şeye bakmak istemez.
Resûlüllah hasretine dayanamayan bir başka sahabi Abdullah b. Zeyd'dir (ra). O'nun öte aleme göç ettiğini duyar duymaz ellerini Yüce Mevla'ya açıp; "Yâ Rab! Artık benim gözlerimi âmâ kıl ki, ben her şeyden çok sevdiğim Peygamberden sonra artık dünyada başka bir şey görmeyeyim" diye dua eder ve duası anında kabul olur oracıkta kör olur.
İşte bir başka Peygamber (as) divânesi sahabî; Zeyd b. Desine (ra).
Bir müşrik hilesi sonucu esir düşer. Onu satın alan müşrik Müslümanlarla yapılan savaşta öldürülen oğlunun intikamını almak için onu  satın alir ve kölesine Mekke'nin dışında bir yerde götürmesini söyler. Zeyd'in öldürülmesinde, içlerinde henüz Müslüman olmamış Ebû Süfyân b. Harb'ın da bulunduğu bir topluluk hazır bulunur. Ebû Süfyân Hz. Zeyd'e: "Ey Zeyd Allah adına söyle! İster miydin ki, senin yerinde şimdi Muhammed olsaydı da, biz onun boynunu vursaydık. Sen ise ailenle olsaydın?"
O Yüce sahabinin verdiği cevaba bakın.
"Allah'a yemin ederim ki, ben ailemin arasında olayım da Muhammed'in ayağına bir diken batsın istemem."
Bu söz karşısında Ebû Süfyân aklının kavrayamadığı şu hakikatı söylemekten kendini alamaz; "Ben arkadaşlarının Muhammed'i sevdikleri gibi bir sevgi görmedim." Ve peygamber divânesi Hz. Zeyd oracıkta şehid edilir.
Bu eşsiz sevgiyi sıcak yatağında cennet özlemi çekenler anlamayabilir mi?

Müslim KARABACAK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100