15 Şubat 2012 Çarşamba 15:30
858 Okunma
AŞIKLARIN HALLERİ
Saygısızlık
Timur İran seferinde Şiraz\'ı fethedip şehre girdiğinde, Hâfız\'ın türbesine de uğramış. Timur duymuş ki, Hâfız vaktiyle Şiraz\'ın bağımsızlığından dem vururken:
\"Burayı Türkler bile zaptedemez\" demiş.
Timur türbeye girince, Hâfız\'ın sandukasını parmaklarıyla şöyle bir tıklatmış, selam faslından sonra:
\"Hey gidi koca Hâfız\" demiş. \"Türkler burayı alamaz demişsin ama işte aldık, bak!\"
Türbedar yaklaşmış, saygılı bir ifade ile der ki:
\"Efendim, türbemizin bir geleneği vardır. İzin verirseniz arz edeyim.\"
\"Söyle!\" demiş Timur.
\"Buraya gelen her devletlû; Hâfız divanından rastgele bir sayfa açarak, bir beyit okur\" deyince türbedar, Timur\'da, \"Pekala\" demiş. Türbenin baş tarafında kapalı duran divanı alır açmış, beyiti okumaya başlamış. Şöyle yazmaktaymış:
\"Vaktiyle nice aslanlar kükredi bu ormanlarda
Şimdi , topal tilkiler dolaşır oldu buralarda…\"
Bir ayağı topal olan Timur, bu ifadeler karşısında şaşırır, kekeleyerek:
\"Büyük adammışsın be Hâfız!\" Bağışla, saygısızlık ettik\" der.
Şeytanın sevdiği söz
Hasan Basri\'ye sormuşlar:
\"Bazı kimseler; \'kendinizi olgunlaştırmadan halkı olgunlaşmaya çağırmayınız, önce kendinizi düzeltiniz\' diyorlar, ne dersiniz?\"
Şu cevabı verir Hazret:
\"Şeytanın en çok hoşlandığı söz işte budur. Şeytan bu sözü çok süslü gösterir. Ve her Müslüman için bir görev olan; iyiliği emredip, kötülükten sakındırmak işinden uzaklaştırmak ister.\"
\"Camları da olsaydı\"
Sultan Mahmut, İzzet Molla\'ya camsız bir gözlük hediye eder. Molla gözlüğü takar, Edirnekapı tarafına bakar, sanki mezar taşlarını okuyormuş gibi yaparak:
\"Hüvel Hallâkul Bâki\" der.
Padişah:
\"Efendi, maşaallah! Pek uzakları görüyorsunuz\" deyince, şu cevabı verir:
\"Padişahım, eğer camları olsaydı her halde Levh-i Mahfuz\'u bile okurdum!\"
Yalancı
Bazı kişiler, yalancı peygamber Müseylemet-ül Kezzab\'ın yanına giderek:
\"Hz. Muhammed hangi ağacı çağırsa, toprağı yararak yanına geliyor ve O\'nun Allah\'ın Resûlü olduğuna şehadet ediyor. Sen peygamber olduğunu iddia ediyorsun, o halde çağır, ağaçlar senin de ayağına gelsin\" derler.
Bu istek karşısında köşeye sıkışan Müseyleme, ister istemez:
\"Ey ağaç, yanıma gel!\" diye seslenmiş.
Ağaçta hiç hareket yok. Birkaç kere tekrarlamış. Değişen bir durum olmayınca, Müseyleme bozuntuya vermeden :
\"Ne yapalım, peygamberlikte gurur olmaz, o gelmezse ben giderim yanına\" demiş.
Keşke
Sıradan şiirler yazan birisi hacca gider. Dönüşünde Molla Câmi ile görüşür. Der ki:
\"Hacca giderken divanımı da birlikte götürmüştüm. Teberrüken Hacerü\'l-Esved\'e sürdüm.\"
Molla Câmi cevap verir :
\"Yanlış yapmışsınız efendim. Keşke Zemzem kuyusuna daldırsaydınız!\"
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100