Bu haber kez okundu.

Asıl keramet istikamet
Bir uğursuz, bir obayı haklarmış... Dertli Yunus, iç dünyasında yaşadığı boşluğun Sarıköy'de bereketsizliğe neden olduğunu düşünerek, Suluca Karahöyük'teki Hacı Bektaşi Veli'ye gitmeye karar verir. Ne de olsa keramet sahibi biriydi anlatılanlara göre



Kış erken bastıracaktı. Kar, yolları tıkar, menziller uzar, dost dostu arayamaz olursa Sarıköy'ün vay haline!

Türkmen beyleri, buğdayı?bulguru idareli kullansınlar, diye gençlere bolca öğüt veriyorlardı. Çoğu ev, kuşluk yemeğini daha şimdiden kaldırmış çoluğu çocuğu sini başına iki yerine, bir defa toplar olmuştu.

Dertli Yunus, artık derdin tâ kendisi olduğunu düşünüyor, Sarıköy'ün bereketsizliğini kendinde görüyordu. Ne kendi bahsediyor, ne bir kula konuşturuyordu. Susmuş, söyleyişlerini ancak kendi içinde hapsetmeye karar vermişti.

Sarıköy'ün erkekleri, bir akşam, köy odasında oturuyorlardı. Gökgöz Ali, Dursun ve Rahmet Ağa köye o gün dönmüşlerdi. Üçü de, mahsul azlığından dolayı başka köylerde imecedeydiler. O yıl, Anadolu'nun he~|~men her yerinde bir kıtlık vardı ama, hiç bir yer Sarıköy kadar değildi.

Yunus içinden "Bu dert, köyün başına benim yüzümden geldi?" diye geçirdi. Yüreği oynadı. Öyle ya, huzur yok, muhabbet yok, gönül sahibinden uzak, darlık da darlık, sıkıntı da sıkıntı... "Bir uğursuz, bir obayı haklarmış" dedi kendi kendine. Kanı buz gibi, pençe pençe olmuştu. Oturduğu yerde ellerini koyacak mekan bulamıyordu. Dertli Yunus:

? Bari, dedi, ortada konuşulanları dinleyeyim, belki avunur kendimi unuturum.

Gökgöz anlatıyordu:

? Gel gelelim ki, Suluca Karahöyük'te durum böyle değil. Orada bet bereket, orada dirlik düzenlik, orada rahat huzur her şey yerinde.

Merdan Koca ilgiyle sordu:

? Suluca Karahöyük'e de vardınız mı? Gökgöz:

? Yalnızca ben gittim, dedi.

? Hacı Bektaşi Veli Hazretleri'ni de gördün mü?

? Hayır, şu sıralar öyle pek halk içinde görünmüyor. Ama, O'nu görenleri gördüm! Hayran kaldım.

? Duyduklarımız gibi var mı?

? Duyduklarımızın da ötesinde. Bunca yıldır, bunca diyar gezdim, Suluca Karahöyük gibi aydın, pırıltılı bir diyar görmedim.

? Nerede oturuyor?

? Kadıncık Ana'nın evinde! Bir köy, bir ev, işte.

? Köylüleri dinledin mi?

? Başka bir şey konuştukları yok ki!. Sonra, gelenleri gidenleri de hadsiz hesapsız.. Atının başını Kırşehir'e çevirmeyen hemen de kimse kalmamış. O bir avuç köy, Hazret'in bereketinden, gürül gürül akıp taşıyor. Tekneler ekmek almıyor, ambarlar erzak almıyor... Gelen doyup gidiyor, giden doyup gidiyor. Molla Hüdavendigâr Konya'ya ne ise, o da Kırşehir'e o... Ama bu, sanki kendini gizliyor, alem halkından saklıyor.

? Neler de öğrenmişsin be Gökgöz Ali!

Merdan Koca, Gökgöz'ün sırtını memnun memnun okşadı. Gökgöz, sevinir gibi, içi kabarır gibi oldu. Duyup öğrendikleri daha bitmemişti, devam etti.

?Gözü gönlü açık bir ihtiyar. Gelen, giden onun elini öpmeden edemiyor. Bizim Anadolu'ya yabandan, doğu illerinden dört ayrı kol konuk gelmiş, göç etmiş. Birine "Gaziyan?ı Rum", birine "Ahiyan?ı Rum", birine "Abdalan?ı Rum, birine de "Baciyan?ı Rum" derlermiş. Hacı Bektaş Sultan bunlardan Baciyan?ı Rum'u yeğ tutmuş. Çok keramet sahibiymiş.

? Sana bu kerametleri anlatmadılar mı Gökgöz?

? Dinledim, çok dinledim.

? Aklında kalanı yok mu, diyiver de bizim de gönlümüz nurlansın.

? Suluca Karahöyük'ün hemen kenarında bir ırmak var. Akpınar derler adına. Rivayet ettiler ki, bu ırmak orada Bektaş Sultan'la birlikte zuhur etmiş. Bektaş Sultan o suyu manevi himmetiyle Horasan diyarından çeke çeke getirmiş, başını Karahöyük'e bağlayıp "Ak bakalım ey pınar!" diye buyurmuş. O gün bu gündür o ırmak "Akpınar" olarak anılıyormuş ve gürül gürül akıp gidiyormuş.

Yunus, bir yürek, bir kulak, bu olmaz işi olduran Bektaş Sultan'ı düşünüyor, gözünün önüne getirmeye çalışıyordu.

Merdan Koca, gençlerin bu düşüncesini şu hikmetli hükümle ortasından kesip bölüverdi.

? Asıl büyüklük kerametlerde değil, istikamettedir evlatlar! Hünkarın asıl kendisi bir keramettir. Kendisi bir rahmet, bir berekettir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100