02 Eylül 2006 Cumartesi 00:00
346 Okunma
Asıl mesele istikamettir
İnsanın en önemli meselesi, niçin yaratıldığının şuurunda olmak ve yaratılış gayesi doğrultusunda istikamet bulmaktır. Asıl problem istikamet üzere
olabilmektir. ~|~


İstikametin tayini ve o yolda yürümek için mücerret fikir yeterli değildir. İstikametin tayin eden doğru fikirlerin müspet amellerle teyit ve desteği gerekir. Bu da yetmez. Zira; istikamet, kalbin sırat-ı müstakim yolunu izlemesidir. Eğer mücerret fikirler ve müspet ameller, sırat-ı müstakimde sebat etme halini temin edebiliyorsa, istenen sonuca doğru gidilmiş olur. Aksi halde o ilim faydasız ve o amel sonuçsuz kalmaya mahkumdur.

Mühim olan, kalbin sırat-ı müstakimde istikrar sağlamasıdır. Bu bir hidayet işidir; feyiz ve tecelli ile Hakk'a kurbiyeti kazanma işidir. Bu ise, ancak insan-ı kamillerin rehberliği ile kazanılabilir. O halde burada diyebiliriz ki, Allah dostları, Hak yolda istikamet bulmanın teminatıdırlar.

İstikamet, İslam'da en hassas, en mühim, en hayatî meseledir. Zira, istikamet, Hakk'ı arayışın ilahî programının ifadesidir. Bilindiği üzere beşerin fıtratında mevcut bir ihtiyaç olan "Hakk'ı arayış" ilahi programa göre yönlendirilmezse, insanın batılı tercih edip yaşaması tabii bir sonuç olur. O bakımdan, hayata gelişinin gayesi, "Hakk'ı aramak ve bulmak" olan insanın, kendini bu aleme gönderenin ilahi programını bilmesi, bulması ve yaşaması şarttır.

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100