Bu haber kez okundu.

Asıl şeref Allah\'a itaatle gelir
İmam Seccad (a.s.), Sahife-i Seccadiyye’de yer alan dualarla bir sosyal yapılanma ve vazife kalıbı ortaya koymaktadır. Bu sosyal yapılanmada, ümmetin kardeş olduğu, fakirin de zengin ile eşit olduğu ve asıl karşılaştırma konusunun takva olduğu işlenmektedir.
“Allah’ım! Beni mü’min ve Müslüman erkek ve kadınlara eziyet etmekten alıkoy.”      
Zengin-fakir ayrımı yapmadan kişileri takvaları ölçüsünde değerlendiren İmam Seccad’ın (a.s.) sosyal sınıf tabakaları ile ilgili görüşleri ise şöyledir:
İmam, bu konuda hem fakir olanların ezilmemesi, hem de rızık ve zenginliğin yalnızca Allah’tan istenmesi konusunda fikirler beyan eden dualar etmiştir. Ona göre asıl zenginlik Allah’a kulluktur:
“Bir yoksulluğu, sahibi hakkında değersizlik veya bir serveti, sahibi için bir üstünlük işareti sanmaktan beni koru! Çünkü asıl şeref sahibi Sana itaat etmenin şereflendirdiği kimsedir, aziz ise Sana ibadet etmenin izzet verdiğidir.” (Sahife-i Seccadiyye, servet ve mal sahiplerine baktığında okuduğu duasından bir bölüm)
“İstenecek bir servet varsa, o da Allah’ın ihsan ve lutfuyla elde edilen ve O’nun rızası yolunda masraf edilen servet olmalıdır.” 
“Allah’ım! Fakirleri hakir, zenginleri de fazilet sahibi görmekten beni koru. Çünkü asıl şeref sahibi, Sana itaat etmenin şereflendirdiği kimsedir; aziz ise, Sana ibadet ve kulluk etmenin izzet verdiği kimsedir.”
“Allah’ım! Zulme uğrayanlara yardım etmeyi ve ihtiyaçlarını gidermede güzelce yardımlaşmada bulunmayı nasib eyle.” (Komşuları ve dostları hakkındaki duasından bir bölüm)  
İmam (a.s.), toplumun alt kesimi olan fakirlerle vakit geçiriyor, onlara yardımlarda bulunuyordu. Aynı zamanda, toplumdan dışlanan cüzam hastalarına da kucak aşmıştır:
“İmam (a.s.), bir gün bu hastaların yanından geçerken, İmam (a.s.)’ı kendileri ile birlikte yemek yemeğe davet ettiler. İmam (a.s), oruçlu olduğunu, aksi takdirde kendileri ile yemek yiyebileceğini söyledi.
Evine gittiğinde güzel bir yemek hazırlatıp, onları da davet etti. Ve kendisi de onlarla beraber oturup iftar etti.” (Biharu’l Envar, c. 46, s. 55)
Toplumun geneline yapılan tavsiye, Allah rızasını umarak birbirine yardım etmesidir:
“İsmin kutlu ve yücedir, buyurmuşsun ki: “Kim iyilik getirirse, ona onun on katı vardır; kim de kötülük getirirse, ancak onun misliyle cezalandırılır.” (En’am, 160).
Yine buyurmuşsun ki: “Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir tane gibidir ki her başakta yüz tane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir.” (Bakara, 261)
Yine buyurmuşsun ki: “Kendisi için kat kat arttırması üzere Allah’a güzel bir borç verecek olan kimdir?” (Bakara, 245)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100