18 Haziran 2006 Pazar 00:00
144 Okunma
Aşkın pazarında satılan canlara selam olsun...
....Ordunun başkomutanı Zeyd b. Harise sancağı eline alarak savaşı başlattı. Peygamberimizin söylediğine göre; şeytan tam bu sırada Zeyd'e musallat oldu. Ölümü gözüne kötü gösterip dünayayı sevdirmeye çalıştı. ~|~

Mute Savaşı'nda Can Pazarı Kuruluyor
İslam mücahidleri Mute köyüne vardıklarında savaş düzenine girdiler. İslam ordusunun sağ kanadını Utbe b. Katede, sol kanadını Ubade b. Malik kontrol etmekteydi. Ordunun başkomutanı Zeyd b. Harise sancağı eline alarak savaşı başlattı. Peygamberimizin söylediğine göre; şeytan tam bu sırada Zeyd'e musallat oldu. Ölümü gözüne kötü gösterip dünayayı sevdirmeye çalıştı. Zeyd ise, "Bu an, Müslümanların gönlünde imanın pekiştiği andır" dedi ve ilerledi. Vücudu delik deşik oluncaya kadar savaştı. Sonunda şehid edildi.

Zeyd b. Harise şehid edilince sancağı Hz. Cafer b. Ebi Talib aldı. Bu sefer şeytan ona da vesvese vermeye başladı. Ancak Hz Cafer "Bu an, Müslümanların gönlünde imanın pekiştiği andır" diyerek atına bindi. Elinde sancakla muharebenin ortasına daldı. Savaşırken bir eli kesilince sancağı öteki eline aldı. O eli de kesilince sancağı koltuğunun altına sıkıştırdı. Bu şekilde İslam sancağını elinde tutmaya çalışırken gelen bir Rum, vücudunu kılıçla ikiye ayırdı. Şehid edildiğinde vücudunda 90'dan fazla ok, kılıç ve mızrak yarası vardı. Hz. Cafer şehid düşünce sancak, Abdullah b. Revaha'ya verildi. Sancağı alarak ilerlemeye başlayan Abdullah b. Revaha nefsiyle mücadele ediyor, tareddütlerini gidermeye çalışıyordu; "Eğer iki kişinin yaptığını yapar, şehidliği tercih edersen en doğrusunu yapmış olursun" diyerek savaşa girdi. Yaralanan parmağını ayağının altına koyarak çekip kopardı. Ancak, içindeki tereddütü hâlâ giderememişti; "Ey nefis; düşündüğün hanım ise onu şu an boşadım. Köleler ise, onlarız azad ettim. Bakımsız kalan bağım-bahçemse, onları da Allah ve Resulüne bıraktım" diyerek savaşa devam etti. Nihayet aldığı mızrak yaraları ile şehid oldu.
Abdullah b. Revaha şehid edilince ortalık karıştı. Onun ardından sancağı kapan, Sabit b. Akrem, Halid b. Velid'e sancağı almasını söylüyor; ancak, Hz. Halid, kendisinden yaşça büyük olduğu ve Bedir'de çarpıştığı için Sabit b. Akrem'in elinden sancağı almaya yanaşmıyordu. Nihayet mücahidler aralarında söz birliği ederek Halid b. Velid'i komutan tayin ettiler.

Halid b. Velid, sancağı eline alır almaz, hücuma geçti. Geceyi geçirip ertesi günün sabahına çıktıklarında; ordunun ön saflarını arkaya; arka saflarını öne, sağ kahadını sola, sol kanadını sağa geçirtti. Böylece Rumlar değişik bir ordu ile karşılaştıklarını zannederek korktular. Müslümanlar da bu korkudan faydalanarak onları bozguna uğrattılar. Halid b. Velid'in elinde o gün 7 kılıcın kırılmış olması savaşın ne kadar uzun sürdüğünü göstermesi bakımından manidardır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100