18 Aralık 2004 Cumartesi 00:00
317 Okunma
Aslî vatana rücû etmek
Hz. Adem'in yaradılışı ile ilgili ayette: "Ona ruhumdan üflediğim zaman" buyurulmaktadır. İnsanın zaman ve mekanla kayıtlı olduğu yönü, maddesi, zaman ve mekan kayıtlarının ötesinde mevcut yönü ise, ruhu, öz cevheridir. O halde, insanın Hak ile müşterekliği mânâ ciheti iledir. "Allah'tan geldik, Allah'a gideceğiz, dediler."

Cenab?ı Hakk'ın "O'na ruhumdan üflediğim..." dediği insan, bu mânâ ve nükteden dolayı mahlûkatın en şereflisi olmuştur. Allah mahlûkat içinde insanı kendisi için seçmiştir. Bütün varlıklar insanın hizmetine müsahhar kılınmış, insan ise Allah için var olmuştur. O ilâhî nefha ki, Hak'tan bir sırdır. İnsanı izzetli ve şerefli kılan da budur. İnsan bu cevheri ile beraber devamlı Hakk'a yönelmek ister. Zira O'ndan gelmiştir. Dolayısıyla tekrar O'na yani aslî vatanına rücû edecektir. "Biz Allah'tanız, tekrar O'na döneceğiz." mealindeki ayet?i kerime, bu büyük hakikatı anlatmaktadır.

Bu âlemde (dünyada) beden kalıbı ve madde, Hakk'ı görmeye ve O'na vasıl olmaya engeldir. Ruh ise Hakk'ı arama ve O'na yönelme hususunda mukaddes bir hasret yaşamaktadır. Bu hasret ve bu koşuş bütün insanlar için ömür boyu süren bir arayışa vesile olmuştur. Her insan aramaktadır. Arayışta bütün insanlar ortaktırlar. Aranan ve istenen ise Hak'tır. Ancak arayış yol ve metodları farklı olduğundan insanların ekseriyeti sapıtmakta, karanlık vadilere sürüklenmektedirler. Üstelik arayış yolunda insanı şaşırtan pekçok engeller vardır. Bu sebeple 'Bezm?i Elest'ten sonra insanların arayışına yön verecek Peygamberlerin ve onların varislerinin rehberliği Cenab?ı Hakk'ın "Rahim" sıfatının tecellisi olarak insanlara hidayet yolunda en büyük lütuf olmuştur.

Hz. Mevlâna, kişinin değerinin, aradığı şey, peşinden koştuğu şey kadar olduğunu ifade etmektedir.

"Neyi arıyorsan o'sun sen. Can konağını aramadaysan, cansın; bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin. Şu nükteyi biliyorsan işi biliyorsun demektir: Neyi arıyorsan o'sun sen!"

Genelde sûfîlerin özelde Mevlâna'nın insana verdikleri değer, insanın ruhunun "Rabbânî bir nefha" oluşundan kaynaklanmaktadır.

Yine Mevlâna'dan okuyalım: "Ve't?Tîni sûresinde 'Biz insanı, en güzel bir şekilde yarattık' ayetini oku, ey dost, en değerli inci candır / İnsan değer bakımından 'Aristo'dan da üstündür; insan düşünceye sığmayacak kadar yücedir / Bu paha biçilmez değeri söylesem ben de yanarım, dünya da yanar."

Mevlâna Fîhi Mâ Fih'de insanın değerine şöyle değinir:

"Yüce Allah, sana pek büyük bir değer vermiştir. Buyurur ki: 'Gerçekten de Allah, cennet karşılığında inananların canlarını, mallarını satın almıştır.'

Değer bakımından iki dünyadan da üstünsün.

Fakat neyleyeyim bu değerini sen bilmiyorsun

Kendini ucuza satma

Çünkü değerin pek fazla senin." ~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100