20 Şubat 2010 Cumartesi 00:00
259 Okunma
Attığı adımlar hep Allah için
Hz. Enes (ra) anlatıyor: "Senelerce Resulullaha hizmet ettim. Bana hiçbir zaman kötü söz söylemedi. Fiske vurmadı. Azarlamadı, yüzünü bile asmadı. ~|~

 

"Birgün bir iş için bir yere gitmemi emir buyurdu. İlk önce, 'Gitmem' dedimse de, Allah'ın Peygamberi bana emrettiği için gitmeye karar verdim. Huzurlarından çıktıktan sonra sokakta birkaç çocuğun oynadığını gördüm ve onları seyretmeye daldım. Derken arkadan birisi iki eliyle başımı tuttu. Döndüğümde baktım ki, kendisi. Gülüyor. Bana:
"Enesçiğim sana söylediğim yere gittin mi?' dedi.
"Hayır, daha gitmedim, gideceğim' dedim.
"Ben ona senelerce hizmet ettim. Vallahi bir defa olsun yaptığım bir iş için 'Niçin yaptın?' yapmadığım bir iş için 'Niçin yapmadın?' dediğini hatırlamıyorum."
* * *
Hazret?i Âişe anlatıyor:
"Peygamber Efendimiz kendi eliyle ne bir hizmetçiye, ne de bir kadına vurmadığı gibi?Allah yolunda savaşmaktan başka?elini sertçe herhangi bir şeye vurduğunu da görmedim. "Peygamber Efendimiz iki şey karşısında tercihte bulunacağı zaman?günah olmamak şartıyla?o iki şeyden hangisi daha kolaysa o şey daha çok hoşuna giderdi. Fakat günah olduğu zaman bütün gücü ile o şeyden uzak dururdu.
"Peygamber Efendimiz kendi şahsı için kimseden öç almazdı. Ancak kendisine getirilen kimse Allah'ın yasak ettiği bir şeyi işlemişse o kimseden Allah için öç alırdı."
Peygamberimiz davetlilere ve misafirlerine karşı da nazik davranırdı. Davet edilenler arasında bazıları, kalkıp gidilmesi gerektiği halde kalkıp gitmeseler dahi Peygamberimiz onlara doğrudan gitmelerini hatırlatmaz, nazik davranarak dolaylı bir biçimde hissettirirdi.
Hz. Enes (ra) anlatıyor:
"Peygamberimizin kızı Hz. Zeyneb'in düğünü esnasındaydı. Resulullah halkı ekmek ve etle doyurdu. Beni de cemaati çağırmak için gönderdi. Ziyafet bittikten sonra Peygamberimiz (a.s.m) kalktı, ben de kendisini takip ettim.
"Davetlilerden iki kişi muhabbete dalmış, dışarı çıkmamışlardı. Resulullah ailesinin yanına uğruyor, selâm veriyor, hal ve hatırlarını soruyordu. Resulullah tekrar döndü, ben de onunla birlikte döndüm. Kapıya varınca baktık ki, o iki kişi hâlâ konuşuyorlardı. Onun döndüğünü görünce kalkıp gittiler. Resulullah tekrar evine dönünce ayağım kapının eşiğine koydu, benimle kendi arasına perde çekti. Allah şu âyeti indirdi:
"Ey iman edenler! Yemek için davet olunmadan Peygamberin evine girip de orada yemek vaktini beklemeyin. Davet edildiğinizde de girin. Fakat yemeğinizi yedikten sonra sohbete dalmadan dağılın. Bu hareketleriniz Peygambere eziyet verir, o da size bunu açıklamaktan sıkılır. Allah ise hakkı açıklamaktan çekinmez." (Hucurat Sûresi, 53.)
Bundan sonra da bir başkasının evine girip çıkmak belli kaidelere bağlanmış oldu.

RAHMETEN Lİ'L?ÂLEMÎN HZ. MUHAMMED (SAV) /
Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın kaleminden Gönül Sohbetleri

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100