10 Temmuz 2014 Perşembe 00:03
805 Okunma
‘Basit bir geçimliğe râzı olun’
Ebu Cemile rivayet eder:
Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki: “Emirü’l-Mü’minin (Ali b. Ebu Tâlib) bazı ashabına öğüt maksadıyla şunları yazmıştır: 
Sana ve kendime, isyan edilmesi helal olmayan, kendisinden başkasına ümit bağlanılmayan ve O’nsuz olunmayan Allah’tan sakınmayı tavsiye ediyorum. Çünkü Allah’tan sakınan kimse aziz olur, güçlü olur, tok olur, suya kanmış olur. Aklı dünya ehlinden üstün kılınır, bedeni dünya ehliyle beraber olduğu halde, kalbi ve aklı ahiret için yorulur. Kalbinin ışığıyla gözünün dünya sevgisi nâmına gördüğü şeyi söndürür. Haramlarını iğrenç görür, şüphelilerinden uzak durur. Allah’a and olsun ki, dünyanın çoğu helalinden de uzak durur, ancak bedenine güç verecek bir parça ekmek, ayıp yerlerini örtecek giysi alır. Onu da en kabasından ve katısından temin eder. Kaçınılmaz olarak edinmek durumunda olduğu şeylere de güven duymaz, onlara umut bağlamaz. Güvenini ve ümidini varlıkların yaratıcısına yöneltir. Çalışır, çabalar, bedenini öyle yorar ki, kaburgaları görülür. Gözleri çukurlaşır, buna karşılık Allah onun bedenine bir kuvvet, aklına bir keskinlik verir. Ahirette onun için saklanılan ödüller ise bundan daha fazladır. O halde, dünyayı elinin tersiyle it. Çünkü dünya sevgisi insanı kör, sağır ve dilsiz eder, insanı, boyun eğen zelil bir varlık haline getirir. Ömründen kalanı değerlendir. Sakın yarın veya yarından sonra yaparım, deme. Çünkü senden öncekiler uzun hayallere, beklentilere bel bağladıkları ve her şeyi erteledikleri için helak oldular. Onlar bu şekilde her hayrı işlemeyi ertelerken Allah’ın emri çıkageldi. Hiç farkında bile değildiler. Tabuta konulup dar ve karanlık kabirlerine teslim edildiler. Çocukları ve aileleri onları kendi hallerine bıraktılar. Öyleyse, pişman olmuş bir kalple kendini Allah’a ada. Dünyayı elinin tersiyle itmek ve bu hususta kararlı olmak, yenilmek ve yüzüstü kalmak değildir. Allah bize ve sana kendisine itaat etmemiz hususunda yardım etsin. Allah bizi ve seni rızasına uygun hareket etme hususunda muvaffak kılsın.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 268-269).
Talha b. Zeyd rivayet eder:
Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki: “Dünya deniz suyu gibidir. Susuz olan kimse ondan içtikçe susuzluğu artar, (susadıkça da içer) sonunda ölür gider.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 269).
Ebu Hatice Sâlim b. Mukremin rivayet eder:
Ebu Abdullah (a.s.) buyurdu ki: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve alihi) şöyle buyurmuştur: Kim bizden isterse, ona veririz. Kim müstağni davranırsa Allah onu zengin kılar.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 271).
Heysem b. Vakid rivayet eder:
Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki: “Kim, Allah’ın kendisine verdiği basit bir geçimliğe râzı olursa, Allah da onun işlediği az amele râzı olur.” (Usul-i Kâfi, c. 2, s. 271).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100