Bu haber kez okundu.

Belaya sabretmek ibadettir
Allah'ın öyle kulları vardı ki bunların bir ömrü sabırla geçti. Hz. Eyyüb Aleyhisselam bunlardan bir tanesidir. Hz. Eyyüb'ün sabrı çok meşhurdur. "Eyyub'u da (an). Hani Rabbine: "Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti." (Enbiyâ, 21/83)   ~|~

 

Müfessirlerin beyanına göre, Hz. Eyyüb, mal mülk ve evlat yönünden zengin bir zat idi. Fakat evinin yıkılması sonucu aile fertlerinin çoğu ölmüş, malı mülkü elinden gitmişti. On yıldan fazla süren ağır bir bedenî hastalığa müptela oldu. Bütün bu sıkıntılara rağmen, Allah'a şikayette bulunmamış ve sabretmiş ve Allah'tan şifa dilemekten de haya etmiş. Ancak eşinin isteği üzerine ancak yukarıdaki âyette ifade buyurulan sözlerle Allah'a niyazda bulunmakla yetindi. 
Sabır Allah'ın sevdiği kemal mertebesinde çok ciddi bir ibadettir. Allah, o kadar çileyi de hastalığı da vermesin; ama o üstünlüğü, meziyeti göstermek de çok büyük bir olaydır.
Bugün biz, çile ve musibet geldiği zaman sabrı adeta unuttuk, isyana başladık. Halbuki sabredeceğiz. Bunu derken hakkını ihmal edeceksin, yok sayacaksın, demek istemiyoruz. Allah madem ki sana not verecek, bekleyeceksin, sabredeceksin. 
Bela ve musibette eğer sabredersen ibadet olur. Büyük bir makam eline geçer. Zenginlik halinde şükredersen o da ibadet olur, hanene yazılır. Böylece her iki halde de kul kazançlı olarak hayatını tamamlamış olur. Allah bu şekilde hayatını yaşayıp da kazanan kullarından eylesin!
Peygamber Efendimizin (as): "Beni seviyorsanız fakirliğe, Allah'ı seviyorsanız belaya hazır olun" buyuruyor. Burada denilmek istenen nedir?
Peygamber hayatı insanın kalbi manada Allah'tan gayrına kapalı olmasıdır. Buna İslam'da zühd hayatı denir. Bu, kalbinize Allah'ın muhabbetinden, sevgisinden başka bir şey koymamanızdır. Diğer şeyler hep kulun kalbi manada fakirliğidir. Yoksa pılının pırtının, zenginliğinin olmaması manasında değildir. Bir insan düşünün ki hiç bir şeyi yoktur. Ama dünya hırsından geçilmez. "O benim olacak, bu benim olacak" diye koşturur, hiç bir şey de elde edemez. insanın cebi dolu olacak, eli kârda olacak ama gönlü yarda olacak. Cepteki gönüldekine mani olmayacak.
Allah'ı sevmek çok büyük bir iddiadır. Bunun ispatı lazımdır. Bu ispatı da bir çok çileden ve meşakkatten geçmekle olacaktır.
Aleme kendi duygularımızla bakarız. Bu dünyada olan olayları kendi bakış tarzımıza göre değerlendiririz. Mesela "Nefs?i Emmare" (Yusuf, 12/53) gözlüğüyle bakarsınız, hiç bir şeyi görmezsiniz, inkar edersiniz. "Levm" (Kıyame, 75/2) gözüyle bakarsınız, çok güzel şeyler görmenize rağmen sabit?i kadem olamazsınız. Bakarken Cenab?ı Hak sana varlığını ihsas ettirir. Bu, "mülhime" dediğimiz makamdır. Hemen ürperirsin. Kısaca ahlaki yapımızda huylar vardır. Ahlak, huyların ardı ardına sıralanarak devam etme halidir.

HİKMETİN SIRLARI /  Prof.Dr.Haydar Baş'ın kaleminden

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100