20 Şubat 2007 Salı 00:00
2187 Okunma
Ben insanları ve cinleri kulluk gayesiyle yarattım
"Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?" (Mü'minûn, 23/115) Ayeti kerime ile adeta kafanı sert bir.... ~|~




"Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?" (Mü'minûn, 23/115) Ayeti kerime ile adeta kafanı sert bir cisme çarpar gibi, "Kendine gel bakayım. Sen başıboş yaratılmadın" deniliyor

Sen bir hesap üzere yaratıldın. Senin yaratılışının bir maksadı, bir gayesi var. Sadece senin değil bütün bu mükevvenatın, bu alemin bir yaratılış maksadı vardır. O maksat bir hesap bir mizan üzerinedir. Her şey mükemmel bir nizam üzerine olunca ve insan da başıboş yaratılmayınca "acaba niçin yaratıldı?" sorusu akla geliyor.

İnsan bunu kendisi bulamaz diye Cenab?ı Hak, O'nu ona bulduracak haberciler, elçiler göndermiştir. O'nu tanıtan, nebi ve resul dediğimiz cinsten seçilmiş ve sevilmiş ulu'l azim insanlar gönderiyor. Onların kanalıyla Kur'an'da mevcut olan bir mesaj veriyor. Her ne kadar bu mesaj okuyacağımız ayet?i kerime ile Kur'an'da veriliyor. Bu mananın mahiyet halinde insanları kuşattığını ve peygamberlerin bu mesajı insanlara bildirdiğini görüyoruz.

O mesaj da şudur: "Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat sûresi, ayet:56). Hatırlarsanız biz çeşitli sohbetlerimizde "ibadet Allah'ı bilme ilmidir" demiştik. Çünkü taat ve ibadet ile siz Rabbimizin tecellilerine mazhar oluyorsunuz. O tecelliler ile de yaratıcıyı tanıyorsunuz. O zaman siz, "arif?i billah" oluyorsunuz. Yani Allah'ı bilme ilmini öğreniyorsunuz. O bakımdan bu manaya gelsin diye bu ayetteki "ya'bidun (ibadet)" hususunu ulema "Allah'ı bilmek" olarak tefsir ediyor. Yani ibadet yaptınız mı neticede Allah'ı tanırsınız, bilirsiniz..
Burada çok enteresan bir incelik vardır. Dikkat ederseniz ibadetle hayatını yönlendiren insanların hayatında hemen hemen bütün işlerin merkezinde oturan gaye, Allah'ın rızasıdır. Allah'ın rızası olması münasebetiyle attığı her adımı "O, benden razı olsun" diye atar. Aldığı nefesin, yaptığı bütün işlerin ana gayesi "O, benden razı olsun" esası oluşturur.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100