Bu haber kez okundu.

Taif'te tebliğ vazifesi yaparken mübarek vücutları taşlanan Hz. Peygamber (sav) bir an olsun kalbini çevirmemiş, tüm zulüm ve hakaretlere rağmen ümmetine incinmemişti. O'nun bu haline üzülen Cebrail (as)'ın "Ya Muhammed, emret, Allah şu dağları Seni taşlayan Taiflilerin başına yıksın" sözlerine "Ben rahmet Peygamberiyim, azap Peygamberi değil" buyurmuşlardı

~|~

Bir adam, Mekke'nin fetih gününde titreyerek geldi Resulullah (s.a.v.) ona şöyle söyledi: "Sakin ve rahat ol, Ben bir kral değilim. Kavut yiyen Kureyşli bir kadının oğluyum".
En bariz vasfı "Rahmet Peygamberi" olması
İnsanların istifade ettiği meziyetler ile Kendisiyle süslendiği vasıflar arasında bir kıyaslama yapmaya kalkacak olursak, fazilet ve şeref bakımından, rahmet sıfatına üstün gelecek başka bir sıfat bulamayız. Rahmet sıfatı İslam'ın çok açık bir vasfıdır. Müslümanların îfâ ettikleri ibadetlerde, kendisine teveccüh ettikleri Allah'ın sıfatlarından birisi de, rahmet sıfatıdır. O Allah, Rahman ve Rahim'dir.
Cenab?ı Hak bir ayetinde, "Benim rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır" (Araf: 156) buyurarak Sevgilisini Rahman sıfatı ile vasıflandırmıştır. Diğer bir ayette, "And olsun, size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız O'na çok ağır gelir. Size çok düşkündür. O mü'minleri cidden esirgeyici ve bağışlayıcıdır" (Tevbe: 128).
"Katı yürekli olsaydın, onlar herhalde etrafından dağılıp gitmişlerdi bile"
Cenab?ı Hak bir çok ayetinde Resulullah'ın merhametini, şefkatini, ashabına olan düşkünlüğünü ifade etmektedir. Ayetlerle devam edelim. "Sen Allah'dan bir esirgeme sayesindedir ki onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar herhalde etrafından dağılıp gitmişlerdi bile" (Al?i İmran: 159).
Gerek insanlarla olan muamelesinde olsun, gerek ümmetini irşad etmede olsun, O'nun bütün hayatı rahmettir. O kavmine şöyle vasiyette bulunuyordu: "Yerde olanlara merhamet edin ki, gökte olanlar da size merhamet etsin. İnsanlara acımayana Allah acımaz. Acıma duygusu ancak bedbaht olandan alınır".
Merhamette sınırsızdı. Uhud harbinde amcasını şehid eden Vahşi'yi bile affetmiş, sadece "Benim gözüme görünme" demekle yetinmiştir.
Resulullah (s.a.v.) şahsı için hiçbir hususta asla intikam almamıştır. O ancak, Allah'ın haram kıldığı bir şey işlenip, hürmeti giderilmeye kalkarsa, işte o zaman Allah için cezalandırırdı. Hiçbir şeyi kendi için yapmamıştır. O'nun herşeyi Allah içindi.
"Dünyaya rağbet etme ki,seni Allah sevsin"
Resulullah ashabına, ümmetine zühdü tavsiye ederdi. Şöyle buyurudu: "Dünyaya rağbet etme ki, seni Allah sevsin. İnsanların yanlarında olanlara da rağbet etme ki, insanlar seni sevsin. Dünyaya rağbet etmeme ve dünya lezzetlerinden yüz çevirme hususunda bir numune idi. Oysa Cenab?ı Hak, bilhassa Mekke'nin fethinden sonra dünyayı ayağına serdi. O ise hayatında hiçbir değişiklik yapmadı. Yemesinde, içmesinde, eşyalarının sadeliğinde takip ettiği yoldan hiç ayrılmadı. Bu O'nun fakirliğinden değil, tevazuu ve zühdündendi.
"Bizim yiyeceğimiz kuru hurma ve sudan ibaretti"
Sözü, O'nun sade hayatını anlatan Hanımı Aişe annemize bırakalım:
"Resulullah'ın üzerinde yatıp uyuduğu yatağı, içi hurma lifiyle doldurulmuş bir deriden ibaretti. Ailesi olan bizler bir ay beklerdik (yemek pişirmek için) ateş yakmazdık. Bizim yiyeceğimiz kuru hurma ve sudan ibaretti. Resulullah (s.a.v.) vefat edinceye kadar, aile efradı iki gün arka arkaya arpa ekmeğinden doymamıştır".
Yukarıda ifade ettiğimiz gibi O bu yiyecekleri yokluktan, fakirlikten değil, bir çok ashabın bunları alıp yiyemediği için Kendini mahrum ederdi. Ama bu demek değildir ki, bütün hayatı boyunca bunlarla beslendi. O'nun tatlıyı, balı sevdiği biliniyor, ayrıca taze meyve, taze sebze ve et de yerdi. Fakat bu nimetler, zaruret miktarınca, ihtiyaç fazlasını geçmezdi.
İnsanların içinde ibadete en fazla düşkün olanı idi. İbadet sevgisi kalbinin derinliğine işlemiş, Allah'ta fani olmuştu. Her halinde varlığını Allah'a teslim etmişti. Cenab?ı Hak bir ayetinde şöyle buyuruyor: "İyilik yapan (bir insan) olarak kendisini Allah'a teslim edenden daha güzel dinli kimdir" (Nisa: 125).
(devam edecek) Hayriye Bektaş

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100