07 Ekim 2015 Çarşamba 00:01
1389 Okunma
‘Ben size biat etmem’
Sakife’de oluşan yönetime İmam Ali’nin (a.s) biat etmekten kaçınması, bazı seçkin sahabenin açıktan kanıtlar ortaya sürmesi, iktidara gelenlerden çekilmelerini ve iktidarı meşru sahibine teslim etmelerini istemeleri, Müslümanların duygularını hareket ettirmede güçlü bir etki bıraktı. Müslümanlar İmam’ın (a.s) safında yer almaya başladılar. Öte yandan Medine çevresinde Esed, Fezare ve Benî Hanife gibi Gadir-i Hum günü Hz. Peygamber’in (s.a.a) Hz. Ali’yi Kendisinden sonra mü’minlerin emiri olarak tayin edişine tanık olan mü’min aşiretler vardı. Bunlar Ebu Bekir’e biat etmeyi reddediyorlardı. Gayri meşru saydıkları bu yeni hükümete zekât vermeyi kabul etmiyorlardı. Bunlar namaz kılıyor ve İslâm’ın diğer şiarlarını yerine getiriyorlardı. Bütün bunlar iktidar için büyük bir tehlike oluşturuyordu. İktidardakiler bu tehlikeye son vermenin gerekliliğine inandılar. Bunun için de muhalefetin başı konumundaki Ali b. Ebu Tâlib’in (a.s) Ebu Bekir’e biat etmeye zorlanması gerekiyordu.
Bazı tarihçiler şöyle anlatırlar: Ömer, Ebu Bekir’in yanına geldi ve şöyle dedi: “Şu biat etmekten kaçınan adamdan biat almayacak mısın? Be adam! Ali sana biat etmedikçe, bir şey yapmamışsın! Onu çağır gelip sana biat etsin.”
Sonunda İmam’ı (a.s) zorla Ebu Bekir’e biat etmek durumunda bırakmaya karar verdiler. Bir grup asker gönderdiler. Askerler Ali’nin (a.s) evini kuşattılar ve zorla eve girdiler. (el-İmame ve’s Siyase, s.30; Tarih-i Taberî, 2/443).
Hz. Ali’yi (a.s) evden Hz. Peygamber’in (s.a.a), hakkında “Musa için Harun ne ise, Benim için de sen osun. Şu kadarı var ki, Benden sonra Peygamber gelmeyecektir” buyurduğu bir şahsiyete yakışmayacak şekilde yaka paça çıkardılar.
Ebu Bekir’in yanına götürdüler. Öfkeyle ve şiddetle bağırdılar: “Ebu Bekir’e biat et!” İmam kendine güvenen, cesur ve yiğit bir mantıkla onlara cevap verdi: “Bu iş sizden çok benim hakkımdır. Ben size biat etmem. Asıl sizin bana biat etmeniz gerekir. Bu işi Ensar’dan aldınız. Alırken de onlara karşı, Hz. Peygamber’in (s.a.a) akrabaları olduğunuzu kanıt olarak ileri sürdünüz. Şimdi de bu işi biz Ehl-i Beyt’ten gasp ediyorsunuz. Siz değil miydiniz Ensar’a, Hz. Muhammed’in (s.a.a) akrabaları olduğunuz için bu işe daha lâyık olduğunuzu söyleyenler? Bu gerekçeye dayalı olarak onlar da size liderliği ve emirliği teslim etmediler mi? Ben de, sizin Ensar’a karşı kullandığınız kanıtın aynısını size karşı kullanıyorum. Biz hayattayken de, ölümünden sonra da herkesten daha çok Resûlullah’a yakınız. Bize karşı adil olun, eğer inanmışsanız. Aksi takdirde bile bile zulmetmiş olursunuz.” (el-İmame ve’s Siyase, s.28).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100