Bu haber kez okundu.

Benim ilacım YAYLA 1


"15'inde tanıştım

Doktor ilacı ile,

Attım reçetelerimi

Benim ilacım yayla."

Bu dizeler ünlü sanatçı Sait Uçar'a ait.

Ne zaman ekranlara çıksa ya da bir festivalde yer alsa, en çok istenen parça bu oldu Sait Uçar'dan.

Biz de çok geniş olmasa da gördüğümüz, bildiğimiz "Otçu şenlikleri"ne eşlik etmek istedik bu defa.

Ancak bugüne gelmeden yüzyıllar öncesine kısaca gitmekte fayda var sanırım.

Yayla Geleneği ya da Mecburiyeti

Dünya tarihinin akışı içerisinde Türk yayla hayatı ayrı bir önem arzetmektedir. Tarihte "Kavimler Göçü" diye bilinen "büyük göç" olaylarının başlaması, belki de sadece devlet ordusunda bulunan dörtyüzbine yakın hayvan varlığının Orta Asya'da barındırılamamış olmasından ileri gelmiş olabilir.

Türklerde çobanlık, toplumun ekonomik temelini oluşturmaktadır. Zenginlik, hayvan sürülerinin sayısıyla ölçülmektedir. Büyük hayvan sürülerini yaz ve kış barındırma sorunu Türklerde yaylak ve kışlak hayatını doğurmuştur. Büyük hayvan sürülerini otlatmak için geniş otla~|~klar gerekmiştir. Kışları ise, yerleşik mamur köyler ve şehirler kurulmasını gerektirmiştir.

Otçu Göçü

İşte bu durumdur ki, Temmuz ayının ilk haftalarından başlayıp, sonlarına kadar süren "Otçu göçü"nü doğurmuştur.

Karadeniz'de kar kendini bir yıllığına tatile çıkarır çıkarmaz bağ?bahçe ve tarla işleri hız kazanır.

Mısırın daha iyi büyümesi ve verimli olması için iki defa çapa yapılması gerekir.

Bu günler fındık ocaklarının da temizleme zamanıdır.

Tarlada ikinci çapa yapıldıktan sonra, fındık toplama günlerine kadar, yaylada hayvanları otlatmak ve dinlenmek için toplu olarak yaylaya gitme işinin adıdır "Otçu göçü".

Bundan 5?10 yıl öncesine kadar tarlada mısırların eski ve yeni otlarını çapaladıktan sonra köy halkı; bir gün belirler, akşamdan hazırlıklar yapar, sabah erkenden belirlenen yerde toplanırdı. Hazırlanan yiyecekler, süslenen katır, eşek, at gibi hayvanlara yüklenir, yanlarına yöresel çalgılar (kemençe, davul, zurna) alınarak yola çıkılırdı. Yolda yorulunca düşün (dinlenme) edilir, düşünde hazırlanan yiyecekler topluca yenir, tek başına yemek yemek ve sofrada aşırı davranmak ayıp sayılırdı. Gençler çalgılar eşliğinde yöresel oyunlar oynarlarken, silahlar ateşlenirdi. Gece olunca konaklama yerlerinde yatılır, sabah yola devam edilirdi. Yaylaya çıkma bir iki gün sürer, yayladakiler "Otçu göçü"ne gelenleri karşılardı.

"Otçu göçü"nün gençler için büyük önemi vardı. Bir gün önceden yayladan gelip, ertesi gün "Otçu göçü"yle yaylaya dönen gençleri görmek mümkündü. "Otçu göçü"nden sonra kız istemeler başlar, hasat sonunda da düğünler olurdu.

Şimdilerde durum biraz farklı.

Şimdi "şenlik"ler başladı.

Karadeniz Bölgesi özellikle de Trabzon, göç veren illerin başında geliyor. Türkiye'nin hatta dünyanın bir çok yerinde hayatlarını sürdüren Trabzonlular "Otçu" ya da "yayla" şenliği vesilesiyle memleketlerine geliyorlar.

Şenliklere eski otantik şekliyle katılanlar ağırlıkta.

Hemen her köy kendi özel konvoyunu oluşturmuştu.

Bu sene Beşikdüzü Şahmelik Otçusu'na eşlik ettim ben.

Beraberimde ünlü sanatçı, kemençe virtüözü Sait Uçar ve bölgesini çok seven İstanbul?Trabzon Dernekler Birliği Başkanı Tahsin Usta da vardı. Sabahın erken saatlerinde Şahmelik'te başlayan yolculuğumuz akşam Kadırga'da sona erdi.

Tabii kemençenin ritmine uyarak...

Yolculuk bitti ama eğlence sabaha kadar sürdü.

Bir hakkı teslim etmeme izin verin: Sait Uçar tam iki gün neredeyse hiç durmadan kemençe çalıp türkü söyledi.

Ertesi gün yani Cuma günü yüzlerce obadan akın akın insanlar geldi Kadırga'ya...

Burada çift minareli ve açık alandaki camide kılınan Cuma namazı Fatih Sultan Mehmet'ten bu yana insanlara huzur veriyor.

Rahmetli dedemin sadece Cuma namazı kılmak için Kadırga'ya gittiğini hiç unutamam.

(Devam edecek...)

Mehmet Öztürk
Mustafa Kahraman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100