27 Nisan 2015 Pazartesi 00:01
870 Okunma
Bilen amel eder, amel eden bilir


Abdullah b. Kasım el-Ca’ferî, Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet eder: “Bir âlim, ilmiyle amel etmiyorsa; öğütleri kalplerin üzerinden kayar gider, tıpkı yağmurun sert kayaların üzerinden kayıp gitmesi gibi.”

Ali b. Haşim b. el-Berid, babasından şöyle rivayet eder:

Bir adam, Ali b. Hüseyin (Zeyn’ül-Âbidin aleyhisselâm)’ın yanına geldi ve ona bazı konularla ilgili birtakım sorular sordu. İmam da bu soruların cevaplarını verdi. Sonra bir daha geri döndü ve yeniden bazı sorular sormak istedi. Ali b. Hüseyin (aleyhisselâm) buyurdu ki: “İncil’de şöyle yazar: Bildiklerinizle amel etmedikçe bilmediklerinizi sormayın; çünkü amel edilmeyen ilim sahibinin küfrünü ve Allah’tan uzaklığını artırmaktan başka bir işe yaramaz.”

İsmail b. Cabir, Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet eder: “İlim amelden ayrılmaz; bilen amel eder, amel eden bilir. İlim amele seslenir; eğer cevap verirse kalır, aksi takdirde oradan göçer.”

Mufaddal b. Ömer, Ebu Abdullah (Ca’fer Sâdık aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet eder:

“Kurtuluşa eren kişi nasıl tanınır?”

Buyurdu ki: “Eğer bir kişinin yaptıkları dediklerine uyuyorsa, o kişinin kurtuluşa erdiğine şahitlik et veya kurtuluşa eren kimse olduğunu yay. Bir kimsenin yaptıkları dediklerine uymuyorsa, o kimse, bilginin deposu, mahzeni gibidir. Dini sarsaktır.”

Ahmed b. Muhammed b. Halid, babasından, merfu olarak şöyle rivayet eder:

Emirü’l-Mü’minîn (Ali b. Ebu Tâlib aleyhisselâm) bir gün minberde hitap ederken şunları söyledi: “Ey insanlar! Eğer biliyorsanız bildiklerinizle amel edin ki, doğru yolu bulaşınız; çünkü bildiği halde bildiklerine göre değil, başka bir şeye göre amel eden kimse, cehaletinden sıyrılamayan şaşkın cahil gibidir. Hatta böyle bir kimsenin aleyhindeki kanıt, şaşkın cahilin aleyhindeki kanıttan daha büyüktür. İlminden sıyrılan bu âlimin çekeceği hasret, şaşkın cahilin cehaletinden dolayı çekeceği hasretten daha devamlı olacaktır. Her ikisi de şaşkın ve gafildir. Tereddüt etmeyin, yoksa kuşkuya düşersiniz. Kuşkuya düşmeyin; aksi takdirde küfre saparsınız. Nefsinize, bahanelere sığınarak ruhsatlar vermeyin; aksi takdirde gevşersiniz. Hakta gevşeklik göstermeyin; yoksa hüsrana uğrarsınız. Dinde derin kavrayış sahibi olmak, hakkın bir göstergesidir. Dinde derin kavrayış sahibi olursanız aldanmazsınız. Nefsine en çok öğüt veren kimse, içinizde en çok Rabbine itaat eden kimsedir. Kendini en çok kandıran kimse de içinizde Rabbine en çok isyan eden kimsedir. Allah’a itaat eden, güvencede olur, müjdelenir; Allah’a isyan eden, hüsrana uğrar, pişman olur.”                                          

Muhammed b. Abdurrahman b. Ebu Leyla, babasından şöyle rivayet eder:

Ebu Ca’fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm)’ın şöyle dediğini duydum: “İlmi dinlediğiniz zaman, derhal gereğince hareket etmeye bakın ve kalplerinizin kapasitesini artırın; çünkü bir adamın kalbinin kapasitesinden fazla ilim birikirse şeytan ona musallat olur. Şeytan size düşmanlık ederse, ona bildiklerinizle karşılık verin. Çünkü şeytanın tuzağı zayıftır.”

Bunun üzerine dedim ki: “Bilmemiz gereken nedir?”

Buyurdu ki: “Allah Azze ve Celle’nin gözlemlediğiniz kudretiyle ona karşılık verin.” 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100