25 Mayıs 2002 Cumartesi 00:00
320 Okunma
Bir dakika dinler misiniz?
KELAM?I KALEM / Hümeyra EZERGÜL

Kuşların sesini, ağaçların hışırtısını, denizin dalgasını zevkle dinliyoruz acaba insanları da dinlemeyi becerebiliyor muyuz? İlişkiler içinde bulunduğumuz, hem de buna mecbur olduğumuz insanoğluna bu değeri veriyor muyuz? Onlara karşı daha etkili, olumlu bir iletişim sağlarken kendimizi de bu yönde geliştirip, satıraralarını dahi kavrayabiliyor muyuz?

Her hadisi birçok hikmete sahip olan Sevgili Peygamber Efendimiz (sav); "Bir cemaat bir mecliste oturup konuşurlarken birbirlerini dinlemezlerse o meclisten bereket kalkar" buyurmuşlardır.

İnsanın kendine saygı gösterebilmesinin yolu, başkalarını saymasından geçer. Yani saygı görmek için saygı göstermek gerekir. Unutmayalım ki; her söylenen bizim için önemli değilse de söyleyen için çok önemlidir. Güzel dinlemeyi becerir, bunu bir alışkanlık haline getirirsek başkalarına saygı duymayı ve saygın olmayı başarırız. İşte bu sanat sayesinde birçok kişiyi etkiler ve birçok kapıyı teker teker açabiliriz~|~.

Dinlemeyi sanat haline getirmiş kişiler hafızalarının bir köşesine yazdıklarını yıllar sonra bile hatırlayıp, söz sahiplerinin kalplerine taht kurarlarken, bir yandan da bu özelliklerinin avantajıyla işlerinde başarı ve kazanç sağlarlar.

Düşünce ve duyguların sözlere yansımış hallerinde, açık bir ifadeyle sevinç ya da öfke cümlelerinde kan basıncımızın yükselip indiğini hepimiz farketmişizdir. Demek oluyor ki; konuşma ve dinleme yetenekleri ruh sağlığı açısından da önemlidir.

Kendi hallerimize şöyle bir bakacak olursak, bizler ya konuya ilgi duymuyor bu sebeple de dinleme işini yapamıyoruz. Her konunun ilgi çekici yönünü bulmaya çalışmadığımız için de dinlemiyoruz.

Ya konuşanın dış görüntüsüyle o kadar meşgul oluyoruz ki; dediklerini kaçırıyoruz.

Ya kişiye nasıl karşılık vereceğimizi düşünüyor, ilk fırsatta sözü almaya bakıyoruz. Bazen de içimizdeki ateşi bastıramıyor, bir çok kez konuşanın sözünü kesiyoruz.

Ya kişisel önyargılarımızla sözleri istediğimiz gibi yorumluyor, söylenenleri değil de duymak istediklerimizi duymayı sağlıyoruz.

Görüleceği üzere iyi dinleyebilme kolay bir iş değildir. Hele de hava şartları gibi degişen duygularımızla birlikte... Hakkında olumsuz düşündüğümüz kimseleri dinleme eğilimimiz de yoktur. Halbuki dinlemede ne kadar başarılı olursak, karşımızdakini onun düşünceleriyle ikna etmede ve ona kendi düşündüklerimizi anlayacağı kıvamda aktarmada o kadar başarılı oluruz. Zaten bir sohbetin gidişatını kontrol altına alan taraf genelde dinleyen taraftır. Çünkü güzel dinleyici karşı tarafı anlayarak etkilemeyi bilir.

Sonuçta iyi dinleme "Yaşama Sanat"ının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu yeteneği kazanma emeği ve umudu birçok sorunlarımızı halledebilir. Çünkü olumlu bir şeyler beklemeyen beyinler yavaş farkederler ve sorunları hızlı çözemezler. Özellikle de Yüce Rabbim cümlemizi "Samimiyetle dinleyenler ancak davete icâbet eder..." (En'am Suresi: 36) Ayet?i Kerimesindeki insanların arasında bulunmak şerefine erdirsin!..
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100