Bu haber kez okundu.

Birbirinize Sabrı Tavsiye Ediniz
Musa (a.s) Peygamber gibi ol. Hak Teâlâ, onun hakkında şöyle buyurdu: "Biz ona anasının sütünü emmeden önce, bütün sütleri haram ettik." (el?Kasas, 28/12) ~|~

 


Rabbimiz hem Azîz, hem de Celîl'dir. Her şeye sahiptir. Her yerde hazırdır. Her şeyi gözetir. En yakın olan O'dur. O'nun varlığından vareste olan yoktur. Bu hâli anladıktan sonra inkâr ne kadar acıdır. Marifete erdikten sonra geri dönene yazık olur.
* * *
Yazık sana, biraz irfan sahibi olunca hemen mevhum varlığa kapılıyor, dönüyorsun. Sonradan da inkâr ediyorsun. Yazık değil mi sana? O'ndan dönme. Sonra bütün iyi şeylerden mahrum olursun. O'nunla sabra devam et. Sabrı O'ndan kaçmakta arama. Şunu bil ki, sabırlı, güçlüdür. Hani sabrın, hani aklın? Bu akılla mı yola çıkıyorsun? Bu ivedilik neye? Aceleci olan sabrı bilemez. Aceleci olan hedefine varamaz, yolunu şaşırır, ayakları dolaşır. Sabrın önemi büyüktür. Bunu şu âyet?i kerime bize anlatır:
"Ey iman sahipleri, sabrediniz; birbirinize sabrı tavsiye ediniz. Birbirinize bağlanınız. Allah'tan korkunuz. Ancak böylelikle felaha ermeniz umulur." (Âl?i İmrân, 3/200)
Sabır hakkında daha başka âyetler de vardır.
Hakkında bu kadar ilâhî kelâm sarf edilen şey elbet önemli olmalı. Her işte sabır önemlidir. Birçok âyet?i kerime sabrın önemini belirtir. Onun hayrı çok olur. Himmeti boldur. İyi ve bol mükâfat getirir. Dünya ve âhirette rahatlığı sabır celbeder. Size sabır gerek. Şimdi ve sonra sabra devam ederseniz iyilik bulursunuz.
Sabra devam edin ve etrafınızı görün. Ara sıra kabristanı ziyaret edin. Orada iyiler de yatar, kötüler de yatar. Siz iyilere koşun.
İyi işler yapmaya bakın; işleriniz düzelebilir. Sözünüzle yaptığınız ayrı ayrı olmasın; bir olsun. Söylediğinizi yapın. Halka öğüt verip kendi yan çizenler gibi olmayınız. Öğüdü işitip iş tutmayanlara benzemeyiniz.
Dininiz dört şeyle gider:
Söylediğiniz, işinizi tutmazsa,
bilmediğiniz işlere karışırsanız,
bilmediğinizi öğrenmez, dolayısıyla cahil kalırsanız,
insanları, bilmedikleri şeyi öğrenmekten alıkoyarsanız.
Yukarıda sayılan dört şey bir cemiyeti ayakta tutan umdelerdir.
Müspet yol tutulursa kurtuluş olur. Menfi yol ise felaketin içine atar. Bilhassa dördüncüsü her cemiyetin muhtaç olduğudur. Ona mani olunduğu zaman yıkılış mukadder olur.
* * *
Ey cemaat! Zikir meclisine fırsat buldukça geliyorsunuz. Ama ona bir ihtiyaç duyarak gelmiyorsunuz. Bu yüzden gereği gibi faydalanmak size nasip olmuyor. Şifa bulmak için ona geliniz. Vakit geçirmek için geliyorsunuz, öğütçünün hataları sizi meşgul ediyor. Onun ağzından çıkana baktığınız yok. Neden ona hata, suç isnat edersiniz, bilmem?

Fethû'r?Rabbanî, Abdülkâdir Geylanî

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100