07 Kasım 2008 Cuma 00:00
372 Okunma
Biz, Allah'tan bir nefhayız
"Şeb-î Arus"
"Biz Allah'ınız ve ancak O'na dönücüleriz." (Bakara Suresi: 156).
Sevgili dostlar! ~|~

 

Bilir misiniz neden içli bir şarkı dinlediğimiz zaman hüzünleniriz? Neden güzel bir manzara seyrettiğimiz zaman hoşumuza gider? Neden içimizde bir yanımız hep boş durur? Neden hep uzaklarda, çok uzaklarda ulaşamadığımız bir emelimiz vardır? Neden sürekli kavuşamadığımız bir varlığın hasretini çekeriz? Neden kavuştuğumuz, elde ettiğimiz hiç bir şeyle tatmin olmayız?
***
Neden hep daha iyiyi, daha güzeli, daha mükemmeli arzularız? Neden dur durak bilmeden koşmak, ilerlemek, yürümek isteriz? Neden yeni yeni gördüğümüz yerler, dağlar, ovalar, vadiler, evler, şehirler, ülkeler bize bilmediğimiz veya bilip de unuttuğumuz, veya içimizde saklı duran ama kim olduğunu ne olduğunu bilemedi- ğimiz birini hatırlatır? Neden yeni doğmuş veya biraz büyümüş çocukları çok severiz? Neden yağmurlardan hoşlanırız?
***
Neden güneşin doğuşu ve batışı bizi etkiler? Neden çocukluğumuzdaki günler; oyunlar, oyuncaklar, hatıralar daha tatlıdır, daha güzeldir, daha unutulmazdır bizim için, hiç düşündünüz mü, neden?
Şundan sevgili dostlar:
Biz Allah'tanız, O'ndan bir nefhayız. Yani Allah'ımızın; "O'na Ruhum'dan üfledim" buyurduğu gerçeğiz. Aslımız O'dur ve herşey bize O'nu hatırlatıyor. Farkında değiliz.
Allah'a dönmek istiyoruz. O'nu özlüyoruz. O'na kavuşmak istiyoruz. O'nsuz hep eksik ve huzursuz hissediyoruz kendimizi. Hz. Mevlana- mızın; "Her kim ki aslından ayrı ve uzak olur hep ona varmak için çırpınıp durur" buyurduğu gibi, bülbülün altın kafeste mutlu olmadığı, hep dere kenarlarını ve çalılıkları özleyip durduğu gibi, biz de Rabbimizin huzurunu ve O'nun eşsiz cemalini özleyip dururuz.
O yüzden dünya kuruldu kurulalı bizi hiç bir şey tatmin etmemiştir ve etmeyecektir.
***
Yalnızca bazı topluluklar müstesna? Hz. Muhammed (S.A.V.)'in muhacirleri, Hz. Hüse- yin'in Kerbela taifesi ve bizim Alperenler gibi topluluklar... Onlar, O eşsiz Sevgilinin yoluna bilinçli bir şekilde düşmüşlerdir. Onların içi dışı O Sevgili ile dolmuştur. Onlar baştan aşağı cezbe, baştan aşağı sevda, baştan aşağı nur olmuşlardır.
***
Onlar için darağacı da, Kerbela çölü de, Nemrut ateşi de gül bahçesidir artık. Onlar nereye baksa, nereye yönelse hep O'nu görürler, O'nu işitirler, O'nu hissederler. Onlar için boşluk, huzursuzluk, eksiklik yoktur. O'nlar ezel bezminin daimi sarhoşlarıdırlar.
Onlar Ebedi Sevgilinin sürekli velisidirler. Onlar için iki dünya da yok olup gitmiştir. Onlar bu dünyanın da, öteki dün- yanın da üzerindedirler. Onlar aşk makamında, sonsuzluk makamında, lahut alemindedirler.
***
Allah'ım! Bu aşk kervanının, sonsuzluk kervanının başı, önderi Senin Peygamber'indir. Hz. Muhammed Mustafa'ndır.
***
"Allah'ım Muhammed (S.A.V.)'in şanını yücelt, Hz. Muhammed'in ailesinin şanını da yücelt, Hz. İbrahim'in ve İbrahim ailesinin şanını yücelttiğin gibi. Muhakkak ki övülmeye layık olan sensin".
***
"Ey Allah'ım Muhammed (S.A.V.)'e ululuk ve bereket ver. Muhammed (S.A.V.)'in ailesine de ululuk ve bereket ver. Hz. İbrahim'e ve Hz. İbrahim'in ailesine verdiğin bereket gibi. Muhakkak ki Sen hamd edilmeye layık ulu Yezdan'sın."

Recep ŞAHİN

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100