02 Mart 2005 Çarşamba 00:00
182 Okunma
Cennetle müjdelenmiş on sahabi (7) Hz. Abdurrahman B. Avf (ra) )
Hicretin 31. yılında ve Hz. Osman'ın (ra) halifeliği zamanında yetmişbeş yaşında yatağında vefat etti. Habeş ve Medine muhacirlerinden ve Hz. Ömer (ra) tarafından halife seçimi için tayin edilen şura üyelerindendir. İnanması sebebiyle kâfirlerden çok işkence gördü. Direndi, imanı perçinlendi. Bütün gazalarda bulundu. Bedir'de Ebu Cehili öldüren iki delikanlıya delâlet etti. Uhud cenginde yirmibir yara aldı ve bu yaralar yüzünden ayağı sakat oldu. ~|~ Ashabın zenginlerinden idi. Bir hadiste, "... Abdurrahman b. Avf'ın emekleye emekleye onlarla Cennete girdiğini gördüm" buyuruldu. O, Resul?i Ekrem'in hanımlarına bir bahçe bağışlamıştı .

Yine bir hadiste: "Sen yok musun; ümmetimin zenginlerinden Cennete ilk girecek olan sensin. Sen de nerede ise, emekleye emekleye gireceksin" buyurulmaktadır. Rasûlullah (s.a.s.) Abdurrahman b. Avf'ı Ashâbtan yediyüz kişilik bir askerî kuvvetle H. 6 (M. 628) yılı Şa'ban ayında Dûmetu'l?Cendel'e göndermişti. Abdurrahman, Hristiyanların hüküm sürdüğü bu bölgeye gelip onları İslâm'a davet etmiş, büyük bir kısmı buna yanaşmadığı halde bölgenin ileri gelen kabile reislerinden el?Asbağ b. Amr el?Kelbî Hristiyanken İslâm'a girmişti. Abdurrahman da el?Asbağ'ın kızı Tumâzar ile evlenmiş ve ondan oğlu Ebû Seleme dünyaya gelmişti. Yine İbn Sa'd'ın ifâdesine göre Hz. Peygamber ashâb içinde ipek giymeyi yalnız Abdurrahman'a müsaade etmişti. Zira Abdurrahman b. Avf'ın vücudunda bir kaşıntı (cüzzam olma ihtimali) vardı.

Hz. Peygamber'in vefatından sonra bir gün Medine'de bir heyecan ve kalabalık meydana gelmişti. Bunun sebebini soran Hz. Âişe (r.an)'ya Abdurrahman b. Avf'ın kervanının şehre yaklaştığı söylenince Hz. Âişe şöyle demişti: "Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştu: "Abdurrahman sırattan geçerken düşer gibi oldu ama düşmedi." Hz. Âişe'nin bu sözlerini haber alan Abdurrahman beşyüz deve olduğu söylenen bu kervanını sırtındaki yüklerle birlikte tamamen Allah rızası için bağışlamıştı. Develerin sırtındaki malların develerden çok daha değerli olduğu kaydedilmektedir. Ashâbın en cömertlerinden biri olduğu bilinen Abdurrahman b. Avf'ın birçok gazvede ve özellikle Tebük gazvesinde Allah yolunda büyük infâklarda bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca Hz. Peygamber'in vefatından sonra Nâdiroğulları mahallesinde sahip olduğu arazisini kırkbin dinâra satarak Rasûlullah'ın zevcelerine dağıtmıştı. Hz. Âişe'ye payı getirildiğinde bunu kimin gönderdiğini sormuş, Abdurrahman b. Avf'ın gönderdiği söylenince şöyle demişti: "Hz. Peygamber (s.a.s.), "Benden sonra Allah'ın sabırlı kulları size karşı şefkatli davranacaktır. Allah, Abdurrahman b. Avf'a Cennet pınarlarından kana kana içmeyi nasip etsin" buyurmuştu." Hz. Ebû Bekir vefatından önce hilâfete Ömer b. el?Hattab'ın geçmesi hususunda Abdurrahman'ın görüşünü sormuş o da şöyle demişti: "Ömer senin düşündüğünden daha iyidir. Fakat otoriterliği fazladır." Hz. Ebû Bekir de şöyle karşılık vermişti: "Ömer'in sertliği benim yumuşaklığımdan kaynaklanıyor. İşleri üzerine alırsa bu sertliği kaybolur. Bir gün ben adamın birine çok kızmıştım. Ömer ise çok yumuşak davranmıştı. Ben yumuşak davransam o çok sertleşiyor."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100