02 Kasım 2001 Cuma 00:00
184 Okunma
Çöküyoruz
Güçlü ekonomiye geçiş programı adı altında 18. IMF programını uygulayan ANASOL?M hükümetinin ithal bakanı Kemal Derviş suskun. Artık televizyon ekranlarında, gazete sahifelerinde Kemal Derviş'li haberlere az rastlıyoruz. Medya artık Kemal Derviş'i manşetlere taşımıyor. Kısaca Kemal Derviş'le yatıp Kemal Derviş'le kalktığımız günler geride kaldı. Kemal Derviş artık Ankara sokaklarında şortla dolaşmıyor. Taksicilerle çay içmiyor. Tenis oynamıyor. Medyaya yansıyan haberlere göre hükümet Kemal Derviş'i gözden çıkarmış durumda. Hükümet ithal edilen bakanı gözden çıkarsa da ithal bakan misyonunu tamamladı, verilen görevi yerine getirdi. Görev tamam Kemal Derviş evine dönebilir... Nerde güçlü ekonomiye geçiş programı, hani bol bol gol atacaktık, hani enflasyon düşecekti. Enflasyon düşmedi, ekonomi çöktü. Gol yiyen vatandaş oldu. Kısaca IMF programları sonucu vatandaşın anası ağladı. Vatandaş evine ekmek götüremez hale geldi. Yapılan araştırmalara göre Ocak?Eylül döneminde gıda, hizmet, imalat~|~, inşaat ve tekstil sektöründe ortalama olarak 14 bin 500 firma kapısına kilit vurdu. Ülke savaş halinde gibi ya da savaştan çıkmış bir hal arzediyor. Enflasyon ve işsizlik artmış, üretim durmuş insanımız ekmeğe muhtaç durumda, evine akşam götüreceği ekmeğin hesabını yapıyor. İnsanımız yarınını unuttu günü kurtarmaya çalışıyor. Bunalım ve intiharlar had safhada. 2001 yılında artan intiharların tablosu herşeyi göz önüne seriyor. Hele Çorum'un bilmem ne köyünden kalkıp Ankara'ya bir ekmek parası için gelen simitçinin TBMM'nin önündeki Milli Egemenlik parkında intiharı yüreklerimizi dağladı.

İthal bakan Kemal Derviş'in uyguladığı 18. IMF porgramına her kesim destek verdi. İş dünyası, sivil toplum örgütleri, medya sonuna kadar destek verdi.

Destek vermeyen bir insan vardı. Prof. Dr. Haydar Baş Bey. Prof. Dr. Haydar Baş Bey karşı çıktı, "Bu program üretime dayalı bir program değildir. Bu program bizim bünyemize uygun değildir, bu programın sonunda açlığa, sefalete, kıtlığa düçar oluruz. Bunalımlar artar, iflaslar artar, kepenkler iner, intiharlar artar, stagflasyon olur" dedi. Televizyon ekranlarından, gazetelerden, dergilerden, radyolardan aklınıza gelen her türlü iletişim araçlarını kullanarak uyardı ama duymadılar. İşte geldiğimiz nokta...

Kuvay?ı Milliye kadrosu Prof. Dr. Haydar Baş Bey başkanlığında meydanlara indi. 7 Nisan'da Trabzon Atatürk Meydanı'ndan, seslendi duymadılar. 20 Mayıs'ta İstanbul Abide?i Hürriyet Meydanı'ndan, 10 Haziran'da Ankara Tandoğan'dan seslendi yine duymadılar.

Ve Kuvay?ı Milliye kadrosu tıpkı Mustafa Kemal Atatürk gibi Anadolu'yu adım adım dolaştı. Sanayici, tüccar, işadamı, köylü, memur demeden her kesimden insanlarla bir araya geldi. Ülkemizin uçuruma doğru gittiğini, çöküşe doğru gittiğini felaketlerin bizi beklediğini anlattı. İşte sonuç ortada tek kelimeyle hüsran, çöktük.

Başbakan Ecevit'in basının karşısında, "IMF'den gelen paralar uçtu gitti. Külliyetli para lazım" açıklamasıyla kamuoyu şok oldu. Arkasından Maliye Bakanı Sümer Oral 2002 yılı bütçesini açıkladı. Bütçe ortada, vatandaşa kesilecek cezalardan medet bekleniyor.

Ölme eşeğim ölme yonca biter de yersin.

Çözüm Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarında, başka çözüm yok. Türkiye BTP'yi bekliyor. Haydi Türkiye'm ileri...
Ahmet ARDIÇ
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100