Bu haber kez okundu.

Daha önce Kâbe’de kimse doğmamıştı
İmam Ali (a.s) şöyle der: “Ben fıtrat üzere doğdum. Herkesten önce imana koştum. İlk hicret eden benim.” (Nehc’ül-Belâğa, Süphi Salih, Hutbe: 57, s.92; Emali, Şeyh Tûsî, s.364, No: 765; Menakıb-u Âl-i Ebi Talib, 2/107; Şerh-u Nehc’il-Belâğa, İbn-i Ebi’l-Hadid, 4/114; Bihar’ul-Envar, 41/217).
Hz. Ali (a.s), hicretten yirmi üç yıl önce Mekke’de, Mescid-i Haram’da, Kâbe’nin içinde otuzuncu Fil yılında recep ayının on üçünde cuma günü dünyaya geldi. Ondan önce Allah’ın dokunulmaz evinde dünyaya gelen bir başkası yoktur. Bu, Allah’ın ona özgü kıldığı bir özelliktir; onu yüceltmek, mertebesini yükseltmek ve saygınlığını ortaya koymak için. (Hasais-u Emir’il-Müminin, Şerif Radi, 39; el-Gadîr, Allame Emini 6/22; el-Müstedrek, Hâkim Nişaburî, 3/483; el-Kifaye, Hafız Gencî eş-Şafiî; el-Haridet’ul-Gaybiyye fî Şerh’il-Kasidet’il-Ayniyye, Müfessir Alusi; Müruc’uz-Zeheb, Mes’udî; es-Sîret’ün-Nebeviyye, Mevsuet-ut-Tarih’il-İslâmî,1/306-310).
Yezid b. Ka’neb’in şöyle dediği rivayet edilir: Abbas b. Abdulmuttalib ve Abduluzzaoğulları’ndan bir grupla birlikte Kâbe’ye karşı oturuyordum. O sırada Emir’ül-Mümininin (a.s) annesi Fatıma bint-i Esed geldi. Ali’ye dokuz aylık gebeydi. Doğum sancısı çekmeye başlamıştı. Fatıma şöyle dedi: “Ey Rabbim! Ben sana, senin katından gelen peygamberlere ve kitaplara inanıyorum. Atam İbrahim Halil’in (a.s) sözlerini tasdik ediyorum. Onun, bu Beyt-i Atik’i yaptığına inanıyorum. Şu evi yapanın ve karnımdaki çocuğun hakkı için doğum yapmamı kolaylaştır.
Yezid der ki: Birden Kâbe’nin ikiye ayrıldığını, Fatıma’nın içeri girdiğini, gözlerimizden kaybolduğunu, ardından Kâbe’nin eski hâline geldiğini, duvarlarının birbirine yapıştığını gördüm. Bunun üzerine kapının açılmasını istedik; fakat kapı yüzümüze kapanmıştı, açılmıyordu. Bunun, Allah’ın emirlerinden biri olduğunu anlamıştık. Derken Fatıma dördüncü gün dışarı çıktı. Kucağında Emir’ül-Müminin Ali b. Ebu Talib (a.s) vardı. (İlel’uş-Şeraiyi’, Şeyh Saduk, s.56; Ravdat’ul-Vaizin, Fettal Nişaburî, s.67; Bihar’ul-Envar, 35/8; Keşf’ul-Gumme, Erbilî, 1/82).
Ebu Talib ve ailesine müjde verildi. Derhal Fatıma’ya doğru hızla gelmeye başladılar. Mutluluk ve sevinç yüzlerinden okunuyordu. Hz. Muhammed (s.a.a) herkesten önce yetişti ve Ali’yi alıp bağrına bastı. Ebu Talib’in evine kadar kucağında taşıdı -Resûlullah (s.a.a) o sıralar Hatice’yle evlendiği günden beri eşiyle beraber amcasının evinde kalıyordu.- Ebu Talib’in zihninden oğluna “Ali” adını vermek geçti ve bu ismi ona verdi. Ebu Talib bu mübarek yavrunun doğumunun hürmetine bir ziyafet verdi. Birçok hayvan kesti. (Bihar’ul-Envar, 35/18).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100