09 Haziran 2007 Cumartesi 00:00
204 Okunma
Darlık hâline sabır bolluk hâline şükür
İbadetin azalması, ahiret inancının zayıflamasını da beraberinde getirir. Çünkü alabildiğine bir başıboş koşuş neredeyse hepimizde var. ~|~

İnsan böyle bir boşluğa düştüğü zaman, dipsiz bir kuyuya düşmüş gibi olur. Ahireti de unutur. Hesabı da unutur. İnansa bile bunlar, hayatta onu etkileyen şeyler olarak karşısına çıkmaz. Onun için, eğer kullukta ısrarlı isek, insanın ibadet ve taatle iç içe olması lazımdır.

Zaten insanın, "dünyaya niye geldik?" diye sorması gerekir. Allah seni deniyor. Kazanman için dediklerini yerine getirmen lazım. Bu, dediklerini yerine getirmenin adı da ibadettir. Bunun ikisi biri yoktur. "Benim mantığım bunu kabul etmiyor, onu kabul ediyor" yoktur. Bu, mantık işi değildir. Emir ve itaat işidir. Allah emreder, sen yerine getirirsin. Yerine getirmediğin zaman senin adın kul olmaz. Bir takım debdebeli imkanların olur; ama bunların hepsi 50?60 yıllık hayatın içerisinde sınırlıdır.
Dünya imtihan yeri olduğuna göre olaylar karşısında nasıl tavır alacağız?

Yaşadıklarımızdan kazançlı çıkmanın yolu nedir?
Allah'ın kulunu denemesi, denediğine mukabil kulunun cevap vermesi, işte bu ibadet dediğimiz kazanç oluyor. İbadet bir kazançtır. İhlasla, Allah'ın rızası istikametinde bunu eda ettiğin zaman, çok ciddi bir kazançtasın demektir. Peki Allah kullarını nasıl dener? Bunu psikolojik olarak kendi kendimize soralım. Mesela sıkıntılı günlerimiz olur. Darlıkta olduğumuz zamanlarımız olur. Bazen çok zengin olduğumuz, imkanlarımızın bol olduğu zamanlar olur. Bir diğer ifadeyle "bast" halimiz, "kabz" halimiz, yani sevinçli veya üzüntülü hallerimiz olur.

Yani Allah bize bazen çile verir, meşakkat verir, sıkıntı verir. Bazen de tamamen bunların aksini verir. Kul iki şey üzerine denenir. Birinci hal bela?musibet halidir. İkinci hal ise fazilet?rahmet halidir. Dedikodu, fakirlik, hastalık, illet, zillet, milletin gözünden düşürme gibi bela ve musibetlerde kul, sabredecektir. Allah'ın öyle kulları vardı ki bunların bir ömrü sabırla geçti. Hz. Eyyüb Aleyhisselam bunlardan bir tanesidir. Hz. Eyyüb'ün sabrı çok meşhurdur. "Eyyub'u da (an). Hani Rabbine: "Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti." (Enbiyâ, 21/83).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100