19 Ekim 2008 Pazar 00:00
330 Okunma
Deccal, yalan ve hiledir...
Peygamberin bile şerrinden Allah'a sığınma ihtiyacını hissettiği Deccal fitnesinden, iman ehli çok daha fazla ve her fırsatta Allah'a sığınmak zorundadır. Hiçbir dünyevi afet ve musibet Deccal'inki kadar tahripkar değildir, olamayacaktır.
Nedir Deccal? ~|~

 

Kelime manası olarak Deccal; (mübalağalı olarak) yalandır, hiledir, aldatmadır.
Yalan ve hile/aldatma anlamına gelen "decl'in" mübalağalı vezni olan "deccal", aşırı derece yalan söyleyen, aldatan, hile yapan anlamına gelir. Deccal'in bir başka manası ise "karıştırmaktır."
Neyi karıştıracak? Hak ile batılı, iman ile küfrü, tevhid ile şirki karıştıracak.
Kelime manası, yalanda, hilede ve aldatmada aşırıya gitmek olursa, kaçınılmaz olarak, hak ile batılı, iman ile küfrü, tevhid ile şirki tersyüz etmekte de bir aşırılık sergilemesi kaçınılmazdır. İşte bunun için bu sinsi ve büyük tehlikeden korunmak da en önemli husus olsa gerektir.
Deccal, yalancı/aldatıcı anlamında olduğuna delil sadedinde Hz. Peygamberden şöyle bir olay rivayet edilir:
"Bir gün Hz. Ebu Bekir efendimiz Hz. Peygamber'in kızı Hz. Fatıma annemizle evlenmeye talip olduğunu beyan edince, Hz. Peygamber O'na: "Emin ol ben kızımı Ali'ye vaat ettim. Yoksa ben Deccal değilim" buyurmuştur.
Bu hadis?i şerifte Hz. Peygamber, Deccal'in aldatıcı/yalancı olduğunu, kendisinin böyle bir halden uzak olduğunu ifade etmektedir.
Deccal ile ilgi bize en hayati bilgiyi veren hadis?i şerif ise şöyledir. Hz. Huzeyfe b. Yeman hazretlerinden gelen rivayete göre, O, Hz. Peygamber'in (as) şöyle buyururken işittiğini söyledi:
"Deccal çıktığı zaman yanında bir su, bir de ateş bulunacaktır. Fakat halkın ateş sandığı soğuk bir sudur. Soğuk su sandığı ise yakıcı bir ateştir. Deccal'in zuhuru zamanında sizden her kim işitirse ateş suretinde gördüğü tarafta bulunsun. Çünkü o, tatlı bir sudur" (Sahih?i Buharî Muhtasarı, c.9, s.184).
Ahir zamanda bir çok Deccal meydana çıkacağı ifade edilmekle beraber bunlardan en azgını Hz. Hüzefye hadisinde bahsedilen Deccal'dir.
Ateş ve su birbirinin zıdd?ı kamili olan iki şeydir.
İman ve küfür gibi.
Hak ve batıl gibi.
Cennet ve cehennem gibi.
Müslim'in Hz. Ebu Hureyre'den (ra) yaptığı rivayete göre Deccal, cennet ve cehennemi temsil eden birtakım harikalar göstereceği anlamına gelir. Bu da Müslümanlar için en büyük imtihandır.
Bütün bu ve benzeri haberlerden şu neticeye kolaylıkla ulaşmamız mümkündür ki, Deccal, dini, dinî kavramları kullanacaktır. Dinî kavramları kullanarak halkı/iman edenleri aldatacaktır.
Birbirinin zıttı kavramları birbirine karıştıracak, hakkı batıl, batılı hak; tevhidi şirk, şirki tevhid şeklinde takdim edecektir. Hak budur, diye insanlara sunduğu şeyin aslında batıl, batıl dediği şeyin ise hak olduğu, tevhid dediği şeyin şirk, şirk dediği şeyin ise tevhid olduğu ve bu yolla insanları aldatacağı anlaşılmaktadır.
Bütün bu bilgilerden çıkarabileceğimiz bir başka önemli husus ise, Deccal hareketinin "İslamî kimlik" etrafında oluşacak olmasıdır.
Yani Deccal, "İslamî kimlik" sahibi olarak görünecek, İslam'ı dava edinecek, dindar kimlikle zuhur edecektir. Ve bu dindar kimlik insanları dinsiz yapacak.
Zira, küfrü ve inkarı ayan beyan olan birinin, ayrıca "Deccal" misyonunu üstlenerek Müslümanları kandırması ve yanlışa yönlendirmesi nasıl mümkün olsun ki? İnkarını izhar edenin Deccal olmasına da gerek yoktur. Dahası; Deccal fitnesinden en fazla zarar görecek olanlar da Müslümanlar olacaktır. Çünkü hakkın batıl ile karıştırılıp batıla "işte hak budur" denmesi en fazla ve en tehlikeli boyutta Müslüman'ı ilgilendiren ve etkileyen husus olsa gerektir.  
Çünkü, böylesi bir fitnede Müslüman imanını bırakıp küfre "işte aradığım bu" deyip sarılacak ve ebedi hayatını helak edecektir.
Deccal'in şerrinden kurtulmanın ancak "furkan" ölçüsünde bir iman ile mümkün olabileceği düşünebilir.
Deccal ile kavga yapacak olan "Mehdi" de işte bu "furkan" düzeyinde bir imana sahip olan kişidir.
Furkan; hak ile batılı, iman ile küfrü, tevhid ile şirki ayrıştırma kabiliyetidir. İçinde yalandan, hileden, aldatmadan, karıştırmadan/bulamadan izler taşıyan her hareket ve düşünceye "deccalizm" bulaşmıştır.
Bu hile, yalan, aldatma ve karıştırma/bulama imanî konuların dışında diğer konularda yapılıyorsa aynı izleri ve aynı tehlikeyi taşıyor demektir. Kaç yıldır insanımız hemen hemen her konuda aldatılmıyor mu?
Hz. Peygamber efendimizin (sa) duasıyla bitirelim. "Ya Rabbi! Deccal'in şerrinden sana sığınırım."

Müslim KARABACAK

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100