15 Haziran 2015 Pazartesi 00:01
1256 Okunma
Doğrularla beraber olan kurtulur
Davud el-Cessas anlattı:
Ebu Abdullah (Ca'fer Sâdık aleyhisselâm)'ın şöyle dediğini duydum: "Daha nice alâmetler (yarattı). Onlar, yıldızlarla da yollarını doğrulturlar. (Nahl, 16). Bu âyette geçen yıldızdan maksat, Resûlullah (sallallahualeyhi ve âlihi)'dir. Alâmetlerden maksat da imamlardır (selâm üzerlerine olsun)."
Esbat b. Salim şöyle rivayet etmiştir:
Bir gün, benim de hazır bulunduğum bir ortamda, Heysem, Ebu Abdullah (Ca'fer Sâdık aleyhisselâm)'a, "Daha nice alâmetler yarattı. Onlar, yıldızlarla da yollarını doğrulturlar..." (Nahl, 16) âyetiyle ilgili bir soru sordu.
İmam buyurdu ki: "Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi) yıldızdır, alâmetler de imamlardır."
el-Veşşa şöyle rivayet etmiştir:
İmam Rıza (Ali b. Musa aleyhisselâm)'a, "Daha nice alâmetler yarattı. Onlar, yıldızlarla da yollarını doğrulturlar..." (Nahl, 16) âyetinin anlamını sordum.
Buyurdu ki: "Biz Ehl-i Beyt İmamları alâmetiz, yıldız da Resûlullah'tır."
Davud er-Rakkî şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Abdullah (Ca'fer Sâdık aleyhisselâm)'a, "Bu âyetler ve uyarılar, inanmayan topluluğa fayda vermez" (Yûnus, 101) âyetinin anlamını sordum.
Buyurdu ki: "Âyetlerden maksat, Ehl-i Beyt İmamlarıdır, uyarılar ise peygamberlerdir."
Yunus b. Ya'kub, Ebu Ca'fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm)'dan, "Bütün âyetlerimizi yalanladılar" (Kamer, 42) ayetiyle ilgili olarak şöyle rivayet etmiştir:
"Burada demek isteniyor ki, onlar bütün vasileri yalanladılar."
Ebu Hamza şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Ca'fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm)'a dedim ki: "Sana kurban olayım. Şiîler, 'Birbirlerine neyi soruyorlar? Büyük haberi mi?' (Nebe, 1-2) âyetlerinin tefsirini senden soruyorlar."
Buyurdu ki: "Bu, bana kalmış bir şeydir. İstersem haber veririm, istersem haber vermem."
Ardından şöyle dedi: "Fakat sana bu âyetlerin tefsirini haber vereceğim."
Dedim ki: "Birbirlerine neyi soruyorlar? (Nebe, 1) ifadesi ne anlama gelir?"
Dedi ki: "Bu ifade, Emirü'l-mü'minin Ali b. Ebu Tâlib (aleyhisselâm) hakkındadır .Emirü'l-mü'minin şöyle derdi: Allah Azze ve Celle'nin benden daha büyük bir âyeti yoktur. Allah'ın benden daha büyük haberi yoktur."
Büreyd b. Muaviye el-İclî şöyle rivayet etmiştir: Ebu Ca'fer (Muhammed Bâkır aleyhisselâm)'a Allah Azze ve Celle'nin, "Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun" (Tevbe, 119) âyetinden sordum. Buyurdu ki: "Burada Allah, doğrular nitelemesiyle biz Ehl-i Beyt İmamlarını kastetmiştir." İbn Ebu Nasr şöyle rivayet etmiştir: Ebu'l-Hasân er-Rıza (Ali b. Musa aleyhisselâm)'a, "Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun" (Tevbe, 119) âyetinin anlamını sordum. Buyurdu ki: "Doğrulardan maksat, imamlardır. Ve onlara itaat ederek doğruluklarını gösterenlerdir."  
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100