23 Kasım 2015 Pazartesi 00:10
1722 Okunma
‘Dua, velilerin silâhıdır’

İmam Ali (a.s.) şöyle buyurdu:

“Allah’ın size ilk vacip kıldığı şey, nimetlerine karşı şükrünüzü yerine getirmeniz ve onun hoşnutluğunu aramanızdır. Ne mutlu Rabbine sürekli itaati gözetenlere! İtaat nitelikli fiillere koşun. Salih amellerde yarışın. Şayet kusur işleyecekseniz, sakın farzların edasında kusur işlemeyin. Farzlar zarar gördüğü zaman nafilelerle Allah’a yaklaşmak mümkün değildir. İbadetin farzları eda etmek gibisi yoktur.”

İmam Ali (a.s), bazı ilâhî yasaların arkasındaki maksatları şöyle açıklamıştır: “Allah şirkten arınmak için imanı, kibirden temizlenmek için namazı, rızkın bollaşması için zekâtı, halkın ihlâsını denemek için orucu, dinin güçlenmesi için haccı, İslâm’ın izzeti ve onuru için cihadı, halkın maslahatı için emr-i bi’l marufu (iyiliği emretme), beyinsizlere engel olmak için nehy-i ani’l münkeri (kötülükten sakındırmayı), fertlerin sayısını geliştirmek için akrabalık bağlarını korumayı, insan kanının boşa akmaması için kısası, haramlara gerekli saygı ve özenin gösterilmesi için hadlerin uygulanmasını, aklı korumak için içki içmenin terk edilmesini, iffetlilik gereği olarak hırsızlıktan uzak durmayı, insan soyunu korumak için zinadan vazgeçmeyi, neslin çoğalması için livatadan uzak durmayı, hakların inkarına karşı koymak amacıyla şahitliği, doğruluğun onurunu yükseltmek maksadıyla yalandan uzak durmayı, korkulardan emin olmak için İslâm’ı, ümmetin düzeni için imamlığı, imamete saygı için de itaati farz kılmıştır.”

Diğer Ehl-i Beyt İmamları gibi İmam Ali de (a.s) dua ve yakarışa büyük önem veriyordu. İmam Ali (a.s) gerek sözleriyle ve gerekse hayatıyla duanın önemini vurgulamıştır ve şöyle buyurmuştur: “Dua, velilerin silâhıdır.” İmam Ali’den (a.s) rivayet edilen manzum bir münacat şöyledir:

“Hamd olsun Sana ey cömertlik, ululuk ve yücelik sahibi!
Şanın yücedir Senin, dilediğine verirsin, dilediğine vermezsin
İlâhî, ey yaratıcım, koruyucum, sığınağım!
Zorlukta ve kolaylıkta Sana yakarırım.
İlâhî! Hatalarım büyük ve çok olsa da,
Senin günahlarımı bağışlaman, daha büyük ve daha geniştir.
İlâhî! Hâlimi, yoksulluğumu ve muhtaçlığımı görensin,
Benim gizli yakarışlarımı duyansın.
İlâhî! Umudumu kesme, saptırma kalbimi.
Çünkü, cömertliğinin sınırsızlığına dair ümidim sonsuzdur.
İlâhî! Eğer beni yalnız bırakırsan ya da dergâhından kovarsan,
Kime ümit bağlarım
Ya da kimi şefaatçi kılarım.
İlâhî! Beni azabından koru, çünkü ben,
Zelil olmaktayım, korkarak Sana boyun eğmekteyim.
İlâhî! Eğer bana bin yıl azap edersen,
Sana bağladığım ümit ipim kopmaz.
İlâhî! Eğer iyilerden başkasını affetmezsen,
O zaman, hevasına uyup kötülük edene kim fayda sağlar.
Sevgi adamı gecelerini uykusuz geçirir,
Yakarır, dua eder. Gafil ise, rahat uykusuna dalar.” (es Sahifet’ul Aleviyye; Mefatih’ul Cinan).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100