28 Haziran 2013 Cuma 00:01
1930 Okunma
Dualarında hep Resûlullah var
Kelime-i şehadet iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısmı, Allah’ın varlığına ve birliğine iman, ikinci kısmı ise, Hz. Muhammed’in (s.a.a.) O’nun kulu ve elçisi olduğunu tasdiktir. 
İmam Seccad’ın dualar ile ümmete vermek istediği de budur. Dualarda yer alan salavatlar bunu göstermektedir. Ayrıca Peygambere iman konusunda şunları buyurmuştur: 
“(…) Allah’ım! Özellikle de Muhammed’in  (s.a.a.) ashabının, sahabiliği bilip hakkını edâ edenlerin, O’na yardımda güzel bir imtihan verenlerin, O’nu destekleyip himaye edenlerin, koşarak elçiliğine inananların, davetini kabulde yarışıp öne geçenlerin, Rabbinin mesajlarını duyururken kendisine icabet edenlerin, davası uğruna eşleri ve çocuklarından ayrılanların, nübüvvetini sağlamlaştırmak için babaları ve oğulları ile savaşıp O’nun bereketi ile zafere ulaşanların, gönüllerinde O’nun sevgisini besleyerek bu sevgiyle asla zarara uğramayacak bir ticaret umanların, O’nun kulbuna yapışınca kabilelerinden dışlananların, O’na yakınlık gölgesinde yer alınca akrabalıklarından çıkarılanların… Allah’ım! Bunların Senin için ve Senin yolunda kaybettiklerini unutma!
İnsanları Senin dinin etrafında topladıkları, Resulünle birlikte Sana davet ettikleri için hoşnutluğunla onları hoşnut et. Senin yolunda kavimlerinin memleketlerini terk ettikleri, geçim bolluğunu bırakıp geçim darlığına katlandıkları için, onları ve dinini yüceltmek için sayılarını çoğalttığın mazlumları mükâfatlandır.” (Sahife-i Seccadiyye, peygamberlere tâbi olanlar hakkındaki duasından bir bölüm)
Hz. Peygamberi (s.a.a.) tasdik ve O’nun uğrunda can ve malla mücadeleye dikkat çeken bu ifadeler ile İmam Zeynelabidin (a.s.), aslında İslam’ın gönüllerde hâkim kılınmasını sağlamaktadır.   

Resûlullah’ın sünnetine tâbi olmak

Ehl-i Beyt imamlarının tamamı Hz. Peygamberin (s.a.a.) Sünnetini hayatlarına geçirmiş ve ümmete de bu örnekler ile Sünneti yaşamayı öğretmişlerdir. 
Ebu Musa Aş’arî şöyle diyor:
“Ali (a.s.), Cemel Savaşı günü Peygamberin (s.a.a.) namazını hatırlatan bir namaz kıldı, oysa ki, biz onu unutmuş veya bile bile terk etmiştik.” (İbn Ebi Şeybe, Müsennef, c. 1, s. 181)
İmam Zeynelabidin’in (a.s.) dua kalıplarında Hz. Peygamber’siz bir İslam olamayacağı vurgusu vardır. Bunun yanında, kendisi, İslam’ın O’nun öğrettiği şekilde yaşanması konusunda örnekler veriyordu:
“İmam Seccad (a.s.), ezan okunduğunda, “hayya alel felah” cümlesine gelindiği zaman -Ehl-i Sünnet’in terk etmiş oldukları- “hayya ala hayril amel” cümlesini söylüyor ve başkalarının bu cümleyi atmakla, ezanı tahrif ettiklerini bilmeleri için “ilk ezan böyle idi” buyuruyordu. (Ehl-i Beyt Mektebi’nde, Muhammed Taki rehberin tercümesi ile).
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100