Bu haber kez okundu.

Ebû Midyen Mağribi
Ebû Midyen Mağribi hazretlerinin pek çok kerameti görülmüştür. Bir gün deniz sahilinde yürüyordu. Bulunduğu şehri istila eden düşmanlar, onu esir alıp sahildeki gemiye koydular. Gemide pekçok müslüman esir vardı. Yakalayan kimseler, gemiyi hemen hareket ettirmek istediler. Fakat bütün uğraşlarına rağmen buna mavaffak olamadılar. Müslüman esirler; "Son olarak getirdiğiniz o şahıs Allah-ü Teala'nın sevgili bir kuludur. O, gemide olduğu müddetçe bu gemiyi hareket ettiremezsiniz" dediler. Bunun üzerine Ebû Midyen hazretlerini serbest bıraktılar. Fakat o; "Gemideki bütün müslüman esirler serbest bırakılmadıkça, dışarı çıkmam" dedi. Düşmanlar baktılar başka çare yok, bütün esirleri bıraktılar. Gemi de normal şekilde hareket edip yoluna devam etti.

Mağrib'de, Müslümanlarla Frenkler arasında harp çıkmıştı. Frenkler galip gelmek üzere iken, Ebû Midyen kılıcını alıp, talebelerinden biri ile sahraya çıktı. Bir kum tepesi üzerine oturdu. Uzaktan sahrayı dolduran domuzlar görüldü. Yakına gelinceye~|~ kadar bekledi. Sonra kılıcını kaldırıp, başlarına vurmaya başladı. Pek çoğunu öldürdü. Nihayet, geri dönüp kaçtılar. "Bunlar nedir?" diyenlere; "Frenklerdir. Allah-ü Teala onları mağlub ve perişan etti" buyurdu. Bir zaman sonra, düşmanın kırıldığı haberi geldi. İslam askerleri gelip; "Eğer siz ön safta olmasaydınız, mağlub olmuştuk" dediler. Halbuki, Ebû Midyen hazretlerinin bulunduğu yer ile harbin yapıldığı yer arasında bir aylıktan çok mesafe vardı. Ebû Midyen hazretleri devlet ve siyaset işlerine karışmaz, kendi halinde yaşardı. Fitne ve fesat durumu olursa, bulaşmamak icab ettiğini bildirir, böyle bir durum ile karşılaşması halinde nasıl davranılacağına işaretle; "Ne tanın, ne de tanı" buyururdu.

Becaye'de ikamet eden, insanlara Allah-ü Teala'nın emir ve yasaklarını anlatarak onların dünya ve ahirette kurtuluşa ermeleri için çırpınan Ebû Midyen Mağribi'yi, fitneciler ve çekemeyenler rahat bırakmadılar. Şöhretinin her geçen gün biraz daha arttığını, talebeleri ile sevenlerinin çoğaldığını gören hasedciler, onu Merrakeş'te bulunan Muvahhidi Sultanı Ebû Yusuf Yakub el-Mansur'a şikayet ettiler. Sultan, Ebû Midyen Mağribi sorgulanmak üzere Merrakeş'e götürülürken, Tlemsan yakınındaki Ribatü'l-Ubbad denilen yere gelince; "Bizim sultanla işimiz yok. Bu gece müminleri ziyaret etmek isteriz" dedi. Bineğinden indi. Yanında bulunanlara, vefat edince, Ribatü'l-Ubbad denilen yere defnedilmesini vasiyet etti. Kıbleye döndü. Sonra Kelime-i Şehadet getirdi. "İşte geldim, işte geldim" dedi. Sonra da; "Rabbim sana acele geldim, taki razı olasın" mealindeki Taha Sûresi seksendördüncü ayet-i kerimesini okudu. Sonra; "Allah el-Hak" deyip ruhunu teslim etti. Onun vefatını haber alan Tlemsanlılardan büyük bir kalabalık cenaze namazında bulundu. Gerekli hazırlıklar yapılıp cenaze namazı kılındıktan sonra vasiyeti üzerine Tlemsan yakınındaki Ribatü'l-Ubbad denilen yerde defnedildi.

Bu büyük veliye aşırı ve pek ziyade sevgi gösteren Tlemsanlılar, onun defnedildiği Ribatü'l-Ubbad denilen yerde yerleşmeye başladılar. Böylece Ribatü'l-Ubbad kasabası meydana geldi. O zamandan sonra Tlemsan'ın piri ve hamisi olarak kabul edilen Ebû Midyen Mağribi'nin kabri üzerinde türbe, Muvahhidi Sultanı Muhammed en-Nasır'ın emri üzerine yaptırıldı. Ebû Midyen Mağribi'nin türbesi civarında cami ve medreseler yaptırarak buranın tam bir ilim beldesi olmasına çalıştı. Sonra gelen sultan ve emirler de gereken ihtimamı gösterip, bu mübarek zatın feyz ve bereketinden istifade ettiler.

Ebû Midyen Mağribi hazretlerinin Tlemsan yakınındaki Ribatü'l-Ubbad kasabasında bulunan kabri bugün bütün müslümanlar tarafından ziyaret edilmektedir. Kabrini ziyaret edip kendisi vesile edilerek yapılan duanın kabul edildiği çok tecrübe edilmiştir. Muhammed el-Havari bu hususta Tenbih adlı bir kitap yazmıştır.

Ebû Midyen Mağribi'nin hazretleri bazı tasavvufi şiirlerden başka, El-Vasiyye ve El-Akide adlı eserleri vardır. Bu kitaplar, Paris Milli Kütüphanesi Arapça yazmalar kısmı, 1230, 3410, 4585 numaralarda ve Cezayir Milli Kütüphanesi Arapça yazmaları Kısmı, No: 376, 599, 938, 1859 numaralarda mevcuttur.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100