04 Haziran 2010 Cuma 00:00
244 Okunma
Ecel anına gafil olmamak
Cenabı Allah'ın kendisine varlık ve her çeşit mal verdiği insan tipleri vardır ki, mahşer yerine bunlar da getirilecek, Allahü Teala kendisine olan nimetlerini hatırlatacak, o da onları tanıyacaktır. ~|~

 

"Bunlar hakkında ne yaptın?" diye sorulacak. Adam da: "Senin için mal sarfedilmesini dilediğin için hiçbir yol bırakmadım. Mutlaka senin için harcadım" diyecek. Allah Teala: "Yalan söyledin. Lakin sen bunları, "o cömerttir" desinler diye yaptın. Gerçekten, böyle denildi de!" buyuracak. Sonra onun hakkında emir verecek ve yüz üstü sürüklenecek, nihayet cehenneme atılacaktır. "(Müslim,İmare,152; Nesai, Cihad, 22; Ahmed, 2/322) .
Bütün bular bize gösteriyor ki, niyetimiz samimi, yolumuz istikamet üzere olsun.
Dinin nihai gayesi, insanı Cenab?ı Hakk'ın dergahına taşımaktır. Din, aslında bir caddedir. Siz o caddeye girersiniz, o caddeden, din kulvarında Allah'a mi'rac edersiniz. Bunun zahiri boyutta, ameli sahada en güzel tarafı da tefekkürdür. Ancak tefekkürün tefekkür olabilmesi için, onu hazırlayıcı birtakım unsurlar vardır. Bunlar olmadan tefekkür olmaz. Kur'an'da Cenab?ı Hakk: "Onlar Allah'ı çok zikrederler" buyuruyor. Nasıl? "Ayakta, otururken, yattıkları halde." Eğer bir insan Allah'ı ayakta, otururken, yattığı halde zikretmezse, bu insan ne kadar düşünürse düşünsün, onun o düşüncesine tefekkür değil, vehim denir. Zikrederek düşünmenin adına da tefekkür denir.
***
İnsanlar, Allahü teâlâya kulluk, ibadet etmek için yaratılmıştır. Sonsuz saadete kavuşmak için yaratılış gayesine dikkat etmelidir. Dünya nimetleri geçicidir. Dünya ebedi kalınacak bir yer değildir, ahirete gitmek için bir binek gibidir. Sevinç yeri değil, ayrılık yeridir. Akıllı olan bu fani dünyaya düşkün olmaz, kulluk vazifesini hakkıyla yapar.
Şu üç kimsenin hâline
şaşılır:
1? Ölüm kendisini yakalamak üzere olduğu halde, o dünyalık peşindedir.
2? Gaflete dalıp, kendini unuttuğu halde, unutulmamış olup, hesaba çekilecektir.
3? Rabbinin kendinden razı olup olmadığını bilmediği halde rahatça güler.
Ölümden şüphen varsa, yatıp uyuma. Uyumak zorunda kaldığın gibi, ölüme de mahkumsun. Dirilmekten de şüphen varsa, uyanma hiç. Uykudan uyandığın gibi öldükten sonra da dirileceksin.
Dünya deniz gibidir. Çok kimse boğulmuştur. Gemin takva, yükün iman, hâlin tevekkül olursa kurtulursun.

RAHMETEN Lİ'L?ÂLEMÎN HZ. MUHAMMED (SAV) /
Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın kaleminden Gönül Sohbetleri

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100