Bu haber kez okundu.

Edebiyatımızın güleryüzü
Unutma hastalığı

Mustafa Reşit Paşa Boğaziçi'nde birlikte gezdiği Nihat Bey'e, "Garip şey, bir zamandan beri bende bir unutma hastalığı başladı. Herşeyi unutuyorum" diye serzenişte bulunur. Nihat Bey başını sallayarak tasdik eder: "Bunu ben de tasdik ederim. Hatta din ve imanınızı da Londra'da unutmuştunuz."

Şahmeran

Mehmet Ali Paşa, Mısır'da iken sıcak bir günde nedimleriyle çevresindeki şairleri sofrada toplar. Yemekten önce onlara, "Birer beyit söyleyiniz" diye talimat verir. Paşa, Nihat Bey'e faniladan gayet dar bir kisve giydirmiş olduğundan biçare şair, sıcağın şiddetinden ve gömleğin darlığından fena bir hale gelmiştir. Paşa, onu da "Sen de bir beyit söyle" diye zorlayınca Nihat Bey şu mısraları terennüm eder:

"Giydirse de elbet giyeriz cildi yılani

Tek düşmeyelim şahmeranım nazarından."

Kör kahya

Meşhur Tahsin Bey'in Kanlıca körfezindeki yalısında Fuat Paşa'nın oğlu Nazım Bey ve diğer ileri gelenler oturuyordu. Nazım Bey mecliste hazır bulunanlardan tek gözlü bir kişini~|~n kim olduğunu yanındakilere defalarca sorduğu halde karşılık alamayınca Nihat Bey yüksek sesle cevap verir: "Körfezde kör Tahsin Bey'in kör kahyası!"

Çingene saati

Nazırların ve siyasilerin ileri gelenlerinin vapuruyla Boğaziçi geziliyordu. Söz dönüp dolaştı, kıymetli saatlere geldi. "Çingene" namıyla tanınanlardan biri "Benim de güzel bir saatim var" deyince Nihat Bey şu karşılığı verdi: "Sizinki mutlaka maşalıdır!"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100