Bu haber kez okundu.

Edebiyatımızın güleryüzü
Harp ve sulh

Sultan Abdulaziz, bir gün Fuat Paşa'ya memleketin başındaki dış ve iç gailelerden söz ederken üzüntüye kapılır ve, "Bu memleket için artık harp ile sulhun ne farkı var?" değerlendirmesini yapar. Bu fikre Keçecizade Fuat Paşa itiraz eder: "Aman efendim, sulh bekarlık, harp ise evlilik demektir."

Evrak?ı perişan

Fuat Paşa, Ahmet Vefik Paşa'nın karmakarışık olan ilminden istifade edilemeyeceğini belirtmek için onun hakkında şu ilgi çekici yorumda bulunur: "Ahmet Vefik Efendi evrak?ı perişandan ibaret bir sandıktır."

Dedikodu

Fuat Paşa, Sultan Aziz'in Avrupa seyahatine katılmıştı. Üçüncü Napolyon, padişahın görüşmek için hazır olduğunu arzeden mabeyincisine "E, pekala beklesin" dedi. O sırada Fuat Paşa yanındaydı. Durumun şık kaçmadığını gördü ve Paşa'ya, "Ama hünkara bir şey söyleme ha!" diye ikaz etti. Paşa gülerek, "Hayır haşmetli, söz bir şey söylemeyeceğim. Şimdiye kadar zat-ı şahanenin hakkınızda söylediklerini size söyledim ya!"

Altın kap

Fuat Paşa, olağanüstü ~|~güzel, fakat alabildiğine cahil bir Rus prensesi ile bir süre konuştu. Sohbetin sonunda Rus diplomatlarından biri kendisine, "Prensesimizi nasıl buldunuz?" diye sorar. Keçecizade şu cevabı verir: "Sirke dolu bir altın kap!"

Ne olacak

"Çingene" lakabıyla tanınan Hüsam Efendi'nin şehremini (belediye başkanı), Kürt Ahmet Efendi'nin de muhasebeci olduğu günlerin birinde Keçecizade Fuat Paşa bir toplantıya katılmıştı. Kendisine "Ne var ne yok?" diye sorulan Paşa şu cevabı verir: "Ne olacak. Çingene çalar, Kürt oynar!"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100