Bu haber kez okundu.

Edebiyatımızın Güleryüzü
Yaş meselesi

Bir sohbet esnasında sekseni geçen Abdülhak Hamit'in yanında patavatsızlık edenler, yaşlılıktan söz açar ve ihtiyarların yaş meselesinin konuşulmasından niçin hoşlanmadıklarını tartışırlar. Bunun üzerine Hamit, şu veciz cümleyle konuyu kapatır: "Kuru, yaştan ne anlar?"

İhtiyar delikanlı

Abdülhak Hamit, son yıllarında ihtiyarladığının farkında olmasına rağmen bunu kabul etmek istemiyordu. Konunun geçtiği bir sohbette büyük tarihçi ve şair İsmail Hami Danişment'e şöyle der:

"Ben yaşlı bir gencim, sen de genç bir ihtiyarsın!"

Hastasız doktor

Abdülhak Hamit'e, "Aşık ve güzel kadın hakkında neler düşünüyorsunuz?" diye sorarlar. O da bir beyitle cevap verir: "Aşıkı olmayan bir dilber?Hastası olmayan tabip gibidir!"

Sazla caz

Abdülhak Hamit'in evindeki bir sohbette bizim Batı hayranlığımız, Batılıların Doğu düşmanlığı konusu uzun uzun tartışılır. Bir sonuç alınamayınca Hamit mevzuya son noktayı koyar: "Sözün kısası: Sazla caz arasında bocalayıp duruyoruz!"

Şiirimizin hal~|~i

Bir sohbet sırasında Abdülhak Hamit'e, "Eğer Fuzuli olmasaydı, edebiyatımızın hali ne olurdu?" diye sorarlar. Hamit'in cevabı anlamlı ve kesin: "Ne olacaktı? Ondan sonrakiler de yetişmez, bu yüzden de Türk şiiri teşekkül etmezdi."

Caddeye isim

Abdülhak Hamit ve İsmail Hami Danişment İstanbul'da "Abdülhak Hamit Caddesi"nden geçerken şair?i azam gülümser. Sebebini de şöyle izah eder: "İstanbul Belediyesi benim ismimi bu caddeye vereceğine, bu caddedeki apartmanlardan birini bana verseydi, daha çok makbule geçerdi."

Edebiyatımızın Güleryüzü/ Mehmet Nuri YARDIM
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100