Bu haber kez okundu.

Edebiyatımızın Güleryüzü
* BİNEK TAŞI

Rıza Tevfik Bölükbaşı ahir ömründe öleceğini hissetmiş, dostlarıyla helalleşiyordu. Birkaç sarsıntı geçirdi önce. Sonra yatağa mıhlanıverdi. Son şiirlerinden biri biraz hüzün, kısmen ironi doluydu: "Bugün seksen yaşındayım/Uçurumun başındayım/Yoldaşlardan geri kaldım/ Hâlâ binek taşındayım!" "Uçun kuşlar" şairinin pâk ruhu, kısa süre sonra nurlu ufuklara doğru uçup gitmişti.
* MISRA?İ BERCESTE

Rıza Tevfik Mısır'dayken aç kalır. Kaldığı yeri kapısına doktor olduğunu gösteren bir levha asar ama gelen giden yok. Günün birinde bir fellah gelir ve hastası olduğunu söyler. Kalkar giderler. Rıza Tevfik hastaya bakar, ümit yok. Talihsiz hastanın yakınına, "İlaca zaman yok, sen hemen şu gıdaları al gel!" diye gönderir. Adamın getirdiği gıdaları yan odada alelacele yer. Bu arada hasta ölür. Adam, "Doktor! Getirdiklerimi sen yedin, hasta öldü" deyip sitem edince Rıza Tevfik, "Bunları yememiş olsaydım, evinizden iki cenaze çıkacaktı!" diyerek teskin eder.
* EN SEVİML~|~İ HAYVAN

Edebî eserlerinden ziyade felsefi kitapları bulunan Rıza Tevfik'e sorarlar: "En sevdiğiniz hayvan hangisidir?" Filozof muzip muzip gülerek cevap verir: "Söyleyemem, nezaketsizlik olur."

Edebiyatımızın Güleryüzü/ Mehmet Nuri YARDIM
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100