Bu haber kez okundu.

EDEBİYATIMIZIN GÜLERYÜZÜ
~|~ Düşen kimlik

"Çile" şairi Necip Fazıl Kısakürek bir şehirde konferans verirken kürsüye bir hıyar atılır. Üstat, istifini bozmadan ayağının altındaki hıyarı alır ve havaya kaldırarak seslenir: "Biri kimliğini düşürmüş, gelip alsın."

Adüvullah

Süleyman Nazif gibi "Çöle İnen Nur"un müellifi Necip Fazıl da, Abdullah Cevdet'i sevmezdi. Sohbetlerde adı geçtiğinde İçtihat'ın sahibi hakkında şöyle konuşur: "O Abdullah (Allah'ın kulu) değil Adüvullah (Allah'ın düşmanı) Cevdet'tir."

Gemide olmak

Yol göstericisi ve Hocasını "O ve Ben" de anlatan Necip Fazıl, yürekten bağlı olduğu Seyyid Abdülhakim Arvasi'ye, "Efendim ben de kurtulacak mıyım?" diye sorduğunda şu cevabı alır: "Bir gemi giderken paspas da içinde gider. Yeter ki o geminin içinde ol Necip!"

En küçük yan

Bir zamanlar Büyük Doğu'da yazılar yazan Oktay Akbal, Necip Fazıl'ın Abdülhakim Arvasi'ye bağlandıktan sonra şiiri bıraktığı vehmini taşımaktadır. Birgün üstada, "Sizin önemli yanınız sanatçılığınızdı. Ama nedense şiiri, sanatı hor görerek cücelere verdiniz" deyince Şairler Sultanı yanındakilere dönerek, eski dostunu kırmadan cevap verir: "Oktay beni en küçük yanımla sever."

Altta kalan kim?

Necip Fazıl, Osman Yüksel'e bir tomar kağıt göstererek, "İşte şeceremiz. Benim soyum Kısakürek ailesi. Dulkadiroğulları'na dayanır..." diye övünür. Serdengeçti, "Üstat çok güzel ama, ne yazık ki siz en alta düşmüşsünüz!" diyerek takılmak ister. "Çile" şairi altta kalır mı? "Şecereyi ters çevirir ve adını en üste çıkarır sonra da, "Bütün bunlar, beni hazırlamak için gelmiş geçmişlerdir"! der.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100