Bu haber kez okundu.

EDEBİYATIMIZIN GÜLERYÜZÜ
~|~ ÇOK KONUŞMAK

Şair Munis Faik Ozansoy, Dış Ticaret Dairesi Başkanı'dır. Şair konuşmayı çok sevmektedir. Mehmet Çınarlı bir gün Ozansoy'u ziyaret etmek ister. Sekreterine Munis Faik'i görmek istediğini söyler. Tam bu sırada bir iş adamı, "Ne olur izin verin, benim beş dakikalık bir işim var, söyleyip çıkayım" diye araya girer ve içeri dalar. Beş dakikalık ziyaret bir saate uzar, gider. Sekreter, çıkışta çatık kaşla, "Bu mu verdiğiniz söz, beyefendi? Bütün programı altüst ettiniz!" diye azarlayınca adamcağız "Vallahi ben sözümde durdum beş dakikadan fazla konuşmadım. Ama başkan ellibeş dakika konuştu!" karşılığını verir.

DERSTE TAKAS

İnsan, yeteneği olmayan bir konuda ısrarcı olmaması gerek. "Hababam Sınıfı"nın yazarı Rıfat Ilgaz, "Kırk Yıl Önce, Kırk Yıl Sonra" hatıra kitabında bir öğretmen arkadaşıyla ders takası yaptığını söyler. Ilgaz anlatsın: "İlkokul öğretmeniyken beceremediğim derslerin başında müzik gelirdi. Çocuklarımdan utanır ne marş söyleyebilirdim, ne türkü. Bu huyumu bilen sesi güzel bir arkadaşım sınıfıma müziğe gelir, ben de onun sınıfına resim dersi verirdim."

FELEĞİN GÖZÜ

Bazen ihmallerimizi, hatalarımızı, eksikliklerimizi, görmek istemez, kusuru felekte bulur ona yükleniriz, "Hababam Sınıfı"nın yazarı Rıfat Ilgaz, "Bab?ı Ali'nin Hatıra Defteri"ni bir koleksiyon halinde hazırlayan Reşid Halid Gönç'e verdiği fotoğraflı yazırda şu satırları okuyoruz: "Bay Reşid Halid Gönç. İkimiz de aynı müessesede çalıştığımız halde birbirimiz yeni tanıdık. Kabahat ikimizde değil, feleğin gözü kör olsun... 2.4.1956"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100