Bu haber kez okundu.

Edebiyatımızın güleryüzü
~|~ Öz Türkçe

Hüseyin Üzmez, Serdengeçti'yi anlatıyor: "Rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti ağabeyim çok dalgındı. Hele hafızası darmadağındı. İsimleri bir türlü doğru?dürüst öğrenemezdi. Daha ziyade şekillerine göre, kendi kafasından insanlara isim takardı. Mesela uzun boylu, ince bir adam mı, onun adı mutlaka "Kaval" olurdu. Altı ince, üstü kalınca, "Şemsiye", bunun aksine belki de "Huni" ya da "Kavanoz" filan derdi. Çok yakınımız olan bir büyüğün üç kızı vardı. Adları şöyleydi: Umay ... Selcan ...Ayzıt... Ozman ağabey bu isimleri bir türlü ezberleyemezdi. Babalarına ikide bir de takılırdı. "Türkiye'de isim mi kalmadı? Çocuklarına birtakım adlar takmışsın. Bir türlü öğrenemiyorum. Onun için de çok istediğim halde evinize gelemiyorum. Belki de pot kırarım da ayıp olur, diye düşünüyorum.

Çocuk ve dergi

Serdengeçti'nin arkadaşı Arif Emre'nin bir oğlu daha dünyaya gelmişti. Arif Emre, üstada bu müjdeyi verince Osman Yüksel şöyle dedi: "Vallahi mecmua çıkartmaktansa çocuk sahibi olmak daha iyi. Hiç olmazsa savcı onda suç unsuru aramaz, tetikte olmaz."

Düşük tansiyon

Osman Yüksel'e hastayken sorarlar: "Tansiyonunuz nasıl Osman ağabey?" Feleğin çemberinden geçen kahraman cevap verir: "Düşük.... Düşük... Zaten tek düşük tarafımız tansiyonumuzdur."

Boynu yularlı

Osman Yüksel hayatı boyunca kravat takmamıştır. Milletvekilli iken devrin Başbakanı rica yollu, "Osman Bey niçin kravat takmıyorsun?" diye sorar. Serdengeçti'nin cevabı şöyle: "Boynu yularlı, cebi dolarlı insanlardan değilim sayın Başbakanım!"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100