29 Ağustos 2014 Cuma 00:04
872 Okunma
Ehl-i Beyt Allah’ın kulları üzerindeki şahitleridir
Sema’e şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Abdullah (Ca’fer Sadık aleyhisselâm), “Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman, halleri nice olacak!” (Nisa, 41) âyetiyle ilgili olarak şöyle buyurdu:
“Bu âyet, özellikle Muhammed ümmeti hakkında inmiştir. Her çağda biz (Ehl-i Beyt)’ten bir imam, aralarından çıkarak onlara şahitlik eder. Muhammed (sallallahu aleyhi ve âlihi) de bizim üzerimizde şahittir.”
Bureyd el-İclî şöyle rivayet etmiştir:
Ca’fer Sadık aleyhisselâm’a, “Sizi de orta bir ümmet yaptık ki, insanlar üzerinde şahit olasınız” (Bakara, 143) Ayetini sordum.
Buyurdu ki: “Biz Ehl-i Beyt orta ümmetiz ve biz Ehl-i Beyt Allah’ın kulları üzerindeki şahitleriyiz, O’nun arzındaki hüccetleriyiz.”
Dedim ki: “Babanız İbrahim’in milleti...” (Hac, 78) ifadesiyle ne kastedilmiştir?
Buyurdu ki: “Burada özellikle biz kastediliyoruz. “O, sizi daha önce Müslüman olarak isimlendirdi.” önceki kitaplarda “Ve şu kitapta... Kur’ân’da...” (Hac, 78) “Ki Resul sizin üzerinizde şahit olsun.” (Hac, 78) Dolayısıyla Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi), bize Allah Azze ve Celle’den getirip tebliğ ettiği din hususunda üzerimize şahittir ve biz de insanlar üzerinde şahidiz. Kim (bu gerçeği) tasdik ederse, biz de kıyamet günü onu tasdik ederiz. Kim de yalanlarsa biz de onu kıyamet günü yalanlarız.”
Ahmed b. Ömer el-Hallal şöyle rivayet etmiştir:
Ebül-Hasân (Rıza aleyhisselâm) “Rabbinin tarafından açık bir delile dayanan ve kendisini Rabbinden bir şahidin izlediği kimse...” (Hûd, 17) âyetiyle ilgili olarak şöyle buyurdu: “Emir’ül-Mü’minin (Ali b. Ebu Tâlib aleyhisselâm) Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi)’nin şahididir ve Resûlullah da Rabbinden açık bir delile dayanmaktadır.”
Bureyd el-İclî şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Ca’fer (Muhammed Bakır aleyhisselâm)’a “Böylece sizi orta bir ümmet yaptık ki, insanlar üzerinde şahit olasınız ve Resul de sizin üzerinizde şahit olsun.” (Bakara, 143) âyetinin anlamını sordum.
Buyurdu ki: “Biz Ehl-i Beyt orta ümmetiz. Biz Ehl-i Beyt Allah Tebareke ve Teâlâ’nın kulları üzerindeki şahitleriyiz ve biz O’nun arzındaki hüccetleriyiz.”
Dedim ki: “Ey iman edenler! Rükû edin, secdeye kapanın, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti.” (Hacc, 77-78)
- “Burada yüce Allah bizi kastediyor. Seçilenler biziz. Allah Tebareke ve Teâlâ dinde bir darlık, bir sıkıntı öngörmemiştir. Zorluksa darlıktan daha şiddetlidir. “Babanız İbrahim ‘in dini...” Burada özellikle bizi kastediyor.
“Daha önce gelmiş kitaplarda (ve) gerekse bunda (Kur’ân’da) “size Müslümanlar adını verdi.” ki “Peygamber size şahit olsun, siz de insanlara şahit olasınız.” (Hac,78) Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi) Allah Tebareke ve Teâlâ tarafından getirip size tebliğ ettiği dinle bizim üzerimizde şahittir ve bizler de insanlar üzerinde şahidiz. Kim (bu gerçeği) tasdik ederse kıyamet günü onu tasdik ederiz. Kim yalanlarsa kıyamet günü onu yalanlarız.”     
Suleym b. Kays el-Hilâlî, Emir’ül-Mü’minin (Ali b. Ebu Tâlib aleyhisselâm)’dan şöyle rivayet etmiştir:
“Allah Tebareke ve Teâlâ, bizi temizledi, bizi masum (hatasız, günahsız) kıldı bizi kulları üzerinde şahitler kıldı ve bizi arzında hüccet yaptı. Bizi Kur’an ile beraber ve Kur’an-ı bizimle beraber kıldı. Ne biz Kur’an’dan ayrılırız ne de Kur’an bizden ayrılır.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100