Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
İmam Rıza’ya (a.s.) Ehl–i Beyt hakkında daha açık bir ayet olup olmadığı sorulduğunda şöyle buyurdu: “Söyleyin bakalım ‘Yâ–sîn ve’l Kur’an’il Hakim, inneke le minel murselin, ala sıratin mustakim’ ayetlerinin başında geçen ‘Yâ–sîn’ kelimesinden kastedilen kimdir?” “Ya–sin, Muhammed’dir ve bunda hiçbir şüphe yoktur” dediler.
İmam (a.s.) buyurdu: “Allah Teâlâ, bu konuda Muhammed ve Âl–i Muhammed’e öyle bir fazilet vermiştir ki, hiç kimse vasfının hakikatine erişemez. Çünkü Allah Teâlâ, peygamberlerin dışında, başka hiç kimseye selam vermemiştir. Allah Teâlâ buyurmuştur ki: ‘Alemler içinde Nuh’a selam olsun.’ ‘İbrahim’e selam olsun.’ ‘Musa’ya ve Harun’a selam olsun.’ Ama Allah Teâlâ ‘Nuh’un âl’ine selam olsun’ veya ‘İbrahim’in âl’ine selam olsun’ veyahut ‘Musa ve Harun’un âl’ine selam olsun’ buyurmamıştır. Sadece ‘Âl–i Yâsîn’e selam olsun’ diye buyurmuştur. Yani Muhammed’in (s.a.a.) Ehl–i Beyt’ine…
Yine Cenab–ı Hak, ‘Bilin ki, ganimet olarak ele geçirdiğiniz şeylerin beşte biri muhakkak Allah’ın, Peygamber’in ve yakınlarınındır’ buyurarak Kendine ve Peygamber’ine bir pay ayırdığı gibi yakınlara da bir pay ayırdı. İşte bu, Ehl–i Beyt ve ümmet arasındaki farktır. Çünkü Allah Teâlâ, Ehl–i Beyt’i bir mevkide karar kılmış, diğer insanları da ondan aşağıdaki bir mevkide. Kendisi için beğendiğini onlar için de beğenmiştir ve bu konuda onları seçkin kılmıştır. Kendisi ve onlar için beğendiği her fey, ganimet ve diğer şeylerde ilk önce kendisini, sonra Peygamber’i, daha sonra da Peygamber’in yakınlarını zikretmiştir.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100