Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
İmam Ali (a.s.) bir öğüdünde şöyle buyurdu:
“İyi bil ki, toplumda değişik kesimler vardır. Bunlardan her birinin sağlık ve iyiliği diğerlerinin sağlık ve iyiliğine bağlı olup bunlardan hiçbiri diğerlerinden müstağni olamaz. Bu kesimlerden biri Allah yolunda askerlik edenler, diğeri kamu görevlileri, bir başkası adaleti dağıtmayla görevli hakimler, biri vergileri yumuşaklık ve insafla toplayacak tahsildarlar, bir başkası da cizye ve vergi ödeyen ehl-i  zimmetle Müslümanlar, bir kısmı ticaret ve zanaat erbabı, bir diğeri de fakirlik ve ihtiyaç içindeki yoksullardır. Cenab-ı Hak bunlardan her birinin hak, vazife ve yükümlülüklerini bildirmiştir. Bunların hepsi ya Allah’ın Kitabıyla, ya da muhterem Peygamberimizin (sallallhu aleyhi ve alihi) sünnetiyle belirlenmiş ve daima yürürlükte olan mahfuz bir kanun halinde bizlere tevdi buyurulmuştur.  
Askerler, Allah’ın izniyle hakkın kaleleri, valilerin şerefi, dinin izzeti, asayişin vasıtalarıdır. Devlet ancak bunların sayesinde ayakta durabilir. Buna mukabil, devletin desteği olmadıkça da asker ayakta duramaz. Askerlerimizin düşman karşısında başarılı olmalarının sebebi, kendi yolunda savaştıkları için Allah’ın onlara verdiği güç ve üstünlüktür. Fakat onların karşılamak zorunda oldukları maddi ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçlarını gidermek için de devlet vergilerinden olan gelire dayanmağa mecburdurlar. Askerler ile vergiyi ödeyen sivil halkın her ikisinin de birbirlerinin işbirliğine ihtiyaçları vardır. (Adliye, Maliye ve Mülkiye) Hakimler adaleti dağıtırlar, memurlar ise kamu hizmetlerini ifa eder ve vergileri toplarlar. Bunların yanında devlet gelirlerine katkıda bulunan ticaret ve zanaat erbabının vücudu şarttır. Zira gelirlerin kaynaklarını; Ticarethaneleri ve başkalarının meydana getiremeyeceği sanat eserleri ile ancak bunlar temin edecektir. En sonda fakir ve ihtiyaç sahibi kimselerin teşkil ettiği yoksul kesim geliyor ki bunların ayakta tutulması bütün diğer kesimlerin üzerinde bir yükümlülüktür. Bu kesimlerin her birinin Allah’tan kısmeti ve haceti miktarınca vali üzerinde hakkı vardır. Vali, Allah’ın kendisini görevlendirdiği, bu yükümlülüğün altından ancak bizzat ve azami ihtimamla ve Allah’tan yardım ve destek dileği ile bir de hafif-ağır bütün işlerde nefsini; doğruluğa, sabır ve tahammüle alıştırmakla kalkılabilir.”
Anahtar Kelimeler:
ehl i beyt günlüğü
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100