Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
"Kim Allah'ı, Peygamberini ve inananları veli kabul ederse, bilsin ki, şüphesiz Allah'ın ordusu olanlar üstün gelirler." (Maide, 56)
İbn–i Abbas şöyle demiştir: "Kim Allah'ı, Peygamberini ve inananları veli kabul ederse... ayet–i kerimesi İmam Ali'ye (a.s.) has olarak indi."
Hafız Hakim Haskani eserinde, bu ayetin tefsiriyle ilgili olarak, İbn–i Abbas'ın Hz. Resulullah'tan şöyle rivayet ettiğini yazar: "... Yüzüğü sana kim verdi?' Dilenci şöyle dedi: 'Ayakta olan kişi, Ali bin Ebi Talib' dedi. Hz. Resulullah şöyle sordu: 'Yüzüğü nasıl bir vaziyette verdi.' O, 'Yüzüğü namazda rüku halinde iken verdi' dedi. Hz. Resulullah bunu duyduğunda tekbir getirerek, 'Allah–u Teala şöyle buyuruyor: 'Kim Allah'ı, Peygamberini ve inananları veli kabul ederse, bilsin ki, şüphesiz Allah'ın ordusu üstün gelir' buyurdu." (Şevahidu'l–Tenzil, c. 1, s. 185–186).
"Ey Peygamber, Rabbin tarafından indirilen emri bildir..." (Maide, 67).
Vahidi'nin nakline göre, bu ayet–i kerime Gadir–i Hum günü Ali bin Ebi Tâlib hakkında indi. (Vahidi, Esbabu'l–Nuzul, s. 135)
Fahreddin Razi bu ayetin tefsirinde şöyle naklediyor: "Ey Peygamber, Rabbin tarafından indirilen emri bildir ve eğer bu tebliği ifa etmezsen, O'nun elçiliğini yapmamış olursun... ayet–i kerimesi, Ali bin Ebi Tâlib hakkında indi. Ayet indiğinde, Resûlullah (s.a.a.) Ali'nin elinden tutup, 'Ben kimim mevlası isem Ali de onun mevlasıdır. Ey Allah'ım Ali'nin velayetini kabul edip onu seveni Sen de sev ve onun velayetini inkar edip düşman olana Sen de düşman ol' buyurmuştur." (Tefsiru'l–Kebir, c. 6, s. 53). 
Cemaleddin Suyuti'nin "Durru'l–Mensur" adlı tefsir kitabında şöyle naklediyor: "Ebu Said el–Hudri dedi ki: Bu ayet–i kerime, Gadir–i Hum günü Ali bin Ebi Tâlib hakkında indi." 
Başka bir rivayette, Abdullah b. Mesud şöyle buyurmuştur: "Bizler Resûlullah (s.a.a) zamanında bu ayet–i kerimeyi şöyle okurduk: (Ey Peygamber) Ali'nin mü'minlerin mevlası olduğunu Sana inen emir üzere bildir ve eğer bu tebliği ifa etmezsen onun elçiliğini yapmamış olursun..."  (Suyuti, Durru'l–Mensur, c. 2, s. 298). 
Ehl–i Sünnet'in önde gelen alimleri bu ayetin tefsirinde yukarıda aktarılan bilgiler hususunda ittifak etmişlerdir. Ve onların önde gelenleri şunlardır: Muhammed el–Şevkani, Fethu'l–Kadir, c. 2, s. 57; Hakim Haskani, Şevahidu'l–Tenzil, c. 1, s. 188–190; Allame Nisaburi Ebu Bekir Muhammed b. Hasan, Tefsiru'l–Nişaburi, c. 6, s. 194–195; İbn–i Esir, Usdu'l–Ğabe, c. 2, s. 67–Kahire; Taberi, Zehairu'l–Ukba, s. 67–Kahire; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 4, s. 281–Mısır; Belği, Menakıb, s. 28–Hind; İbn Haceru'l–Askalani, Tehzib Tehzib, c. 3, s. 327; Zehebi, Mizanu'l–İtidal, c. 2, s. 107; Nesai, Hasais–i Emiri'l–Müminin, s. 89.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100