Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
"Akrabaya hakkını ver; yoksula ve yolda kalmışsa da..." (İsra, 26).
"Meveddet Pınarları" adlı eserde, Ali bin Hüseyin'in (a.s.) şöyle buyurduğu naklediliyor: "Buradaki akrabalık hakkı beyanındaki murad-i İlahi; Ehl-i Beyt'tir." (Gayetu'l-Meram, s. 40). 
İmam Rıza (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Bu ayet nâzil olduğu zaman Peygamber (s.a.a.), Hz. Fâtıma'ya, 'İşte bu Fedek arazisi senindir. Sana tahsis ettim' diye buyurdular. Ve, 'akrabaya hakkını ver…' ayetine Ehli Beyt mânâsını verdiler." (Meveddet Pınarları, s. 35-36).
İbn-i Abbas'ın nakline göre; "Hz. Resûlullah'a, 'Senin akrabaların kimdir?' diye sorduğumuzda, Hz. Resûlullah (s.a.a.), 'Ali, Fâtıma ve çocuklarıdır' buyurdu." (Menakıb, Harezmi, s. 131; Şevahidu'l-Tenzil, c. 2, s. 134; Durru'l-Mensur, c. 4, s. 176).
"... Rabb'lerine hangisi daha yakın olacak diye vesile ararlar." (İsra, 57).
Hafız Haskani'nin nakline göre İkrime şöyle dedi: "Bu ayetteki 'vesile'den maksat; Hz. Peygamber, Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin'dir." (Şevahidu'l-Tenzil, c. 1, s. 343).
Hz. Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: "Cennet'teki tabakalar vesile diye adlanır." 
Şöyle sordular: "Ya Resûlallah Seninle beraber kim olacak?" 
Hz. Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: "Fâtıma, Ali, Hasan ve Hüseyin." (Menakıb, İbn-i Meğazili, s. 247; İbn-i Kesir Dimeşki, Tefsiru'l-Kur'an'il-Azim, c. 3, s. 341; Mutteki Hindi, Muntehab Kenzu'l-Ummal, c. 5, s. 94; Hatıb Harezmi Meveffık bin Ahmed Hanefi, Mektel-i Hüseyin, s. 66).
Ehl-i Beyt'in en katı düşmanlarından biri ve Harici olan İkrime dahi Ehl-i Beyt'in bu faziletini İbn-i Abbas'dan naklediyor. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100