Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
İmâm Ca'fer es-Sâdık'tan (a.s), o da babasından o da dedesi Hz. Hüseyin'den (a.s), o da babası Hz. Ali'den (a.s) şöyle rivâyet etmiştir: Ömer b. Hattâb dedi ki: "Resûlullah (s.a.a.), 'Ali'nin bu ümmete olan üstünlüğü, Ramazan aynın diğer aylara olan üstünlüğü gibidir; Ali'nin bu ümmete üstünlüğü, Kadir gecesinin diğer gecelere üstünlüğü gibidir; Ali b. Ebî Tâlib'in bu ümmete üstünlüğü, Cuma gününün diğer günlere üstünlüğü gibidir. O hâlde ne mutlu ona iman edip velâyetini tasdik eden kimseye ve yazıklar olsun, onu ve hakkını inkâr eden kimseye. Kıyâmet günü onu kendi rahmetinden hiçbir şeye kavuşturmamak Allah'ın üzerine bir haktır. Muhammed'in (s.a.a) şefaati ona ulaşmayacaktır' buyurdu." (İhkâkü'l-Hak, c.5, s.70; El-Fezâil, s.146; Bihârü'l-Envâr, c.38, s.14). Câbir b. Abdullah-i Ensârî'den şöyle nakledilmiştir: "Resûlullah'ın (s.a.a.) şöyle buyurduğunu duydum: "Hiç şüphesiz Ali'de öyle hasletler (özellikler) vardır ki, eğer onlardan bir tanesi bile bütün insanlarda olsaydı, fazilet olarak onunla yetinirlerdi." (El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.81, Bihârü'l-Envâr, c.38, s.94; Câmiü'l-Ahbâr, s.51; Envârü'l-Hidâye, s.134; İhkâkü'l-Hak, c.4, s.287). Câbir Cu'fî'nin, İmâm Muhammed Bâkır'dan (a.s), onun da Câbir b. Abdullah-i Ensârî'den naklettiğine göre; Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Hiç şüphesiz Cebrâîl bana indi ve dedi ki: Şüphesiz Allah, ashabın arasında hutbe okuyarak Ali b. Ebî Tâlib'in üstünlüğünü açıklamanı emretmektedir. Ashabın da senden sonra bunu tebliğ etsinler. Yine Allah bütün meleklere senin zikredeceklerini dinlemeyi emretmiştir. Allah sana vahyediyor ey Muhammed, hiç şüphesiz kim Ali hakkındaki emrine muhalefet ederse, ateşe girecektir ve kim (bu konuda) Sana itaat ederse, cennet onun hakkıdır." (El-Emâlî, Şeyh Tûsî, c.1, s.118; El-Emâlî, Şeyh Müfid, s.77). Câbir b. Abdullah'tan şöyle rivâyet edilmiştir: "Hz. Ali (a.s.), Hayber'i fethederek Resûlullah'ın (s.a.a.) yanına geldiğinde, Allah Resulü (s.a.a.) ona şöyle buyurdu: 'Ümmetimden bazı gruplar, senin hakkında Hıristiyanların Mesih İsâ b. Meryem hakkında dediklerini demeselerdi, senin hakkında öyle bir söz söylerdim ki, yanından geçtiğin her topluluk, ayaklarının altındaki toprağı ve abdest suyunun fazlalığını şifa için alırlardı. Ancak senin (faziletinde) şu kadarı yeterlidir ki sen Bendensin, Ben de senden; sen Benden miras alırsın, Ben de senden ve sen Bana göre Hârûn'un Musâ'ya olan nispetini taşıyorsun; sadece sen peygamber değilsin. Sen Benim borcumu ödersin ve Benim sünnetim üzere savaşırsın. Hiç şüphesiz sen, yarın (mahşer gününde, Kevser) havuzu başında Benim halifem olacaksın." (Ravzatü'l-Vâizîn, c., s.112; El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.86; El-Müsterşed, s.633; Keşfü'l-Ğumme, c.1, s.298; İrşâdü'l-Kulûb, s.145; Keşfü'l-Yakin, s.107; İ'lâmü'l-Verâ, s.188). 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100