Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
İmâm Hüseyin (a.s.) babası Hz. Ali'den (a.s.) şöyle nakletmiştir: "Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: Ey Ali, eğer sen olmasaydın, Benden sonra müminler tanınmazdı!" (Uyûn-u Ahbâri'r-Rızâ, c.2, s.48; Menâkıb-u Ali b. Ebî Tâlib, s.70; El-Gadîr, c.11, s.123; Câmiü'l-Ehâdis, Suyûtî, c.16, s.262; Kenzü'l-Ummâl, Muttakî Hindî Hanefî, c.13, s.152). 
Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Eğer sen olmasaydın ya Ali, Benden sonra mü'minler tanınmazdı." (El-Müsterşed, s.637).
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: "Ey Ali, sen asla sapmazsın ve asla hata yapmazsın; sen olmasaydın, benden sonra Allah'ın hizbi (taraftarları) tanınmazdı." (Gâyetü'l-Merâm, c.1, s.92).
Resûlullah (s.a.a) buyurdu ki: "Ali'nin hizbi, Allah'ın hizbidir; onun düşmanlarının hizbi ise Şeytan'ın hizbidir." (İhkâkü'l-Hak, c.5, s.43; El-İsnâ Aşeriyye, s.61; El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.81; Bihârü'l-Envâr, c.38, s.95). 
Muhammed b. Müslim, İmâm Muhammed Bâkır'dan (a.s) şöyle duyduğunu rivâyet etmektedir:
"Cebrâîl (a.s.), cennetten Hz. Muhammed'e (s.a.a) iki tane nar getirdi; Ali (a.s.) Resûlullah ile karşılaşıp, narları elinde görünce, 'Şu iki nar nedir?' diye sordu; şöyle buyurdu: 'Şu gördüğün nübüvvettir ve senin ondan nasibin yoktur. Ama ötekisi ilimdir.' Sonra Allah Resulü (s.a.a) onu ikiye böldü ve yarısını Ali'ye (a.s.) verdi, yarısını ise Resûlullah'ın kendisi aldı. Ardından şöyle buyurdu: 'Sen onda Benim ortağımsın, Ben de senin.' 
Allah'a and olsun ki Resûlullah (s.a.a.) Allah'ın kendisine öğrettiği her şeyi, bir harfini bile bırakmadan Ali'ye (a.s.) öğretti." Sonra İmâm Bâkır (a.s.) elini göğsüne koyarak, "Sonra bu ilim bize ulaşmıştır" buyurdu. (El-İhtisâs, s.272; El-Kâfi, c.1, s.265; Bihârü'l-Envâr, c.40, s.209). Mufazzal b. Ömer, İmâm Cafer es-Sâdık'tan (a.s.) şöyle duyduğunu nakletmiştir: "Emirü'l-Müminin Ali (a.s.) şöyle buyuruyordu: Bana öyle özellikler verilmiştir ki benden önce kimseye verilmemiştir. Ben ölümlerden ve belalardan haberdarım ve insanlar arasındaki ihtilaflarda nasıl hüküm vereceğimi bilirim." (Bihârü'l-Envâr, c.26, s.147). İmâm Cafer es-Sâdık'tan (a.s.) senetli bir şekilde şöyle rivâyet edilmiştir: "Ali (a.s.) Resûlullah'ın (s.a.a.) bildiği her şeyi biliyordu. Allah-u Teâlâ'nın Resulü'ne öğrettiği her şeyi Resûlullah (s.a.a) de Emirü'l-Müminin Ali'ye (a.s.) öğretmiştir." (Bihârü'l-Envâr, c.40, s.209). İmâm Muhammed Bâkır (a.s) şöyle buyurdu: "Ali b. Ebî Tâlib (a.s.), Allah'ın, Muhammed'e (s.a.a.) bir hediyesiydi. O bütün vasîlerin ve kendinden önceki peygamberler ve resullerin ilmini miras almıştır." (El-İhtisâs, s.272). 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100