Bu haber kez okundu.

Ehl-i Beyt Günlüğü
Resûlullah'ın (s.a.a.) Hz. Ali'ye (a.s.) hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir:  "Ey Ali, sen ümmetimin fazilet açısından en üstünü, Müslüman olmada en önce davrananı, en çok ilme sahip olanı, en çok tahammül sahibi ve sabırlı olanı, en şecaatli kalbe sahip olanı ve en açık elli olanısın." (El-Emâlî, Şeyh Sadûk, s.48; Yenâbîü'l-Mevedde, s.64; Bihârü'l-Envâr, c.38, s.90; İsbâtü'l-Hüdât, c.2, s.49). İmâm Sâdık (a.s.), İmâm Muhammed Bâkır'dan (a.s.), o da Câbir'den şöyle nakletmiştir:  "Ben ve Abbâs Resûlullah'ın (s.a.a.) yanında oturuyorduk; o sırada Hz. Ali (a.s.) içeri girip selâm verdi. Peygamber (s.a.a.) selâmının cevabını verdi ve kalkıp onu kucakladı ve iki gözünün arasından öptü ve sağ tarafına oturttu. Abbâs, 'Ya Resûlallah, onu seviyor musun?' dedi. Resûlullah (s.a.a.), 'Ey amca Allah'a and olsun ki Allah onu daha çok seviyor. Allah (Azze ve Celle) her Peygamberin neslini onun sulbünde karar kılmıştır. Ama Benim neslimi Ali'nin sulbünde karar kılmıştır" buyurdu. (İhkâkü'l-Hak, c.7, s.5.) Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki: "Allah Bana beş haslet verdiği gibi, Ali'ye de beş haslet vermiştir. Bana kapsamlı söz vermiş Ali'ye de kapsamlı ilim; Beni peygamber kılmıştır onu da vasî; Bana Kevser'i vermiştir, ona da Selsebîl'i; Bana vahyi vermiştir, ona da ilhamı; Beni Mi'rac'a götürmüştür, ona da göklerin kapılarını ve perdelerini açmıştır." (Ravzatü'l-Vâizîn, c.1, s.109; Envârü'l-Hidâye, s.133).  Resûlullah (s.a.a.), Hz. Ali'ye (a.s) hitaben şöyle buyurmuştur: "Ey Ali, Ben de dahil kimseye verilmeyen üç özellik sana verilmiştir. Sana Benim gibi kayınpeder verilmiştir ama bana kendim gibi bir kayınpeder verilmemiştir. Sana kızım gibi sıddıka eş olarak verilmiştir ama Bana onun gibi bir eş verilmemiştir. Sulbünden Hasan ve Hüseyin gibi iki evlat sana verilmiştir ama Benim sulbümden Bana onlar gibi evlat verilmemiştir. Ne var ki siz Bendensiniz, Ben de sizden." (İhkâkü'l-Hak, c.4, s.444; Menâkıb-u Âl-i Ebî Tâlib, c.3, s.262). Beyhakî, Allah Resulü'nden (s.a.a) şöyle nakletmiştir: "Kim Adem'e ilmi açısından, Nûh'a takvası açısından, İbrahim'e tahammül ve sabrı açısından, Mûsâ'ya heybeti açısından ve İsâ'ya ibâdeti açısından bakmak isterse, Ali b. Ebî Tâlib'e baksın." (Keşfü'l-Ğumme, c.1, s.114; El-Mehecctü'l-Beyzâ, c.4, s.192; Bihârü'l-Envâr, c.39, s.39). İbn Abbâs Resûlullah'tan (s.a.a.), şöyle rivâyet etmiştir: "Kim İbrahim'e hilm ve tahammülü açısından, Nûh'a hükmü açısından, Yusuf'a güzelliği açısından bakmak isterse Ali b. Ebî Tâlib'e baksın." (Zehâirü'l-Ukbâ, s.94). 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100